Romanın başkahramanı Josef K., bir sabah aniden tutuklanır ancak neyle suçlandığını bilmez. Tutuklanmasına rağmen özgürdür, işe gitmeye devam eder, fakat sürekli gizemli bir mahkeme tarafından sorgulanır. Dava ilerledikçe Josef K. giderek bürokratik, anlamsız ve ezici bir sistemin içinde kaybolur. Hiç kimse ona açık bir suçlama getirmez, kimse tam olarak neler olduğunu bilmez. Romanın sonunda, suçunun ne olduğunu hâlâ öğrenemeden, iki gardiyan tarafından taş ocağında idam edilir.
Adalet sistemi insanı değil sistemi korur. Kafka, adaletin insani olmaktan çıkıp, soyut ve mekanik bir yapıya dönüştüğünü gösterir. Modern insan kendine ve çevresine yabancılaşmıştır. Josef K., toplum içinde işlevsel ama ruhsal olarak tamamen yalnız bir figürdür. İnsan sürekli bir suçluluk duygusuyla yaşar. Bu suçluluk bazen gerçek değildir ama bireyi içten içe kemirir. Otorite karşısında insanın çaresizliği. Devlet, din veya toplumsal normlar bireyi kuşatır ve özgürlüğünü elinden alır. Hayatın anlamsızlığı ve absürtlüğü. Dava’nın ilerleyişi, anlam arayan insanın boşluğa düşmesini simgeler.