e.z.a

e.z.a
@e_z_a
Kendimce bir kitap günlüğü tutmak ve daha kalıcı okuma yapmak için buradayım. Katıldığım tarih itibariyle okuduğum kitapları arşivliyorum.
Kubbelerden, sütunlardan, yazılardan yayılan hava; kandillerin parıltısı, saf tutarak hep bir yöne çevrilen bakışlar, tövbe ve istiğfar, pişmanlıklar, yakarışlar, iç geçirmeler, insanların bu mekanın dışına, hatta dünya hayatının ötesine geçen kavrayışları, bir süre için olsun hep iyilikler, güzellikler, merhamet ve sevgi yağmuru altında yıkanmaları, bütün bunlardan etrafa saçılan titreşimler çocuk kalbinin çarpıntısını sıklaştırıyor. Sonra birlikte kılınan iki rekat namazın seline kapılıyor. Bir küçük saman çöpü gibi suyun üzerinde oradan oraya savruluyor. Bu çocuk namaz kılmasını bilmiyor. Ama alnını secdeye koyduğu zaman nedense bana Mehmed Akif’in şu mısralarını hatırlatıyor: "Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah ’ım Bütün dünyayı inletsin benim secdem, benim âhım." Derken incecik kolları ve kalem gibi parmakları, kırılgan bir bükülüşle duaya kalkıyor. Arada bir gözlerini kapatıyor. Hangi emel, hangi hayal, hangi arzu ile Yaradan’a yalvarıyor? Onun kalbinden koparak semaya doğru yükselen münacat, ind-i İlahi’ye mutlaka en önce varıyor. Onun duası dertlilere derman, hastalara şifa oluyor. Uçuk pembe bir mağfiret bulutu camiyi dolduran kalabalığın üzerine eğiliyor. Cemaatin her ferdi affın derin sularında yıkanıp evlerine, işlerine dönüyorlar. Çocuk aşkın ve heyecanının ürperttiği parmaklarını ateş gibi yanan yüzünde gezdirerek duasını bitiriyor. Ah, teslimiyet...
Sayfa 39·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·98 syf.··
2021 66. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2021 16:23
Buradaki ilk incelememi bir Kutlu kitabıyla arz etmiş olayım mı? Hadi hadi olayım. Evet onunla açılış yapma fikri hoşuma gitmedi değil. Çünkü Mustafa Kutlu gönlümü fethetmiş yazarların başında gelir. Ahlakı, irfanı, erdemi ve bu coğrafyanın birçok değerini o tesirli üslubuyla hikayeleştirirken, biten her kitabıyla gönlümde ayrı bir iz bırakır. Ona olan sevgim, içime sığmayan hürmetim tam olarak ne zaman başladı şimdi bilemiyorum fakat her ne zamansa geç kalmışımdır diyorum. Onu olabilecek en erken yaşta tanımanın, onun hikayelerini okuyarak büyümenin, onun sözlerini hayat düsturu edinmenin oldukça mühim olduğuna inanıyorum. Daha kat’i ifadeyle, ona aşina büyüyen bir çocuğun güzel insan olmamasına imkan yok diye düşünüyorum. Öyle hoş üslubu ve öyle temiz bir dili var ki neredeyse her yaşa hitap ediyor, her yaşta da başka şeyler katıyor insana. Buna dayanarak farklı yıllarda tekrar tekrar okuduğum kitapları var, tekrar okumayı düşündüklerim de aynı şekilde. Bu arada yanlış anlaşılmasın, çocukların her kitabını okuyabileceğini söylemiyorum, bu alanda yetkin değilim, bunu uzmanları bilir fakat birçok kitabı da okunabilir gibi geliyor. Bu yüzden ablalar, abiler ve ebeveynlerden rica ediyorum; bu kitaplara bir de o gözle bakalım ve çevremizdeki çocuklar için seçimler yapalım. Yapalım ki Kutlu ile tanışıklıktan mahrum kalmasınlar. En kötü ne olur, belki ağır ya da sıkıcı gelir ama şu an piyasadan ellerine düşen kitaplardan daha fazla zarar vermez. Onu okusunlar ki insana has duyguları, güzel ahlakı, doğruluğu, edebi ve erkanı; doktrin haline getirilmiş sözlerden değil, olayların içinde sürüklenirken hissettiklerinden öğrensinler. Evet, Kutlu sevgim depreşti, ondan bahsetmeye doyamam ama hadi gelelim Arkakapak Yazıları’na. Bir zamanlar Dergah Dergisi’nin arka sayfasında
Arkakapak YazılarıMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20001,291 okunma

e.z.a

, bir kitap okudu
Puan vermedi·98 syf.··
3 günde okudu
·
2021 66. kitabı
Mustafa Kutlu
7.8/10 · 1.291 okunma
Önce Hoşbuldum, Sonra Geldim :)
“Görünür olmak görünür kalmayı gerektirir.” diyordu Montaigne. Biraz bu sebepten, biraz da okuduğum kitapları paylaşım malzemesi haline getirmek istemediğimden kaçınıyordum burada onları yorumlamaktan. Birkaç beğeni ya da paylaşımla nefsimi sevindirmek de çok korktuğum bir şeydi. Ama geçenlerde bir rüya gördüm ve bir şeyler yapmaya niyet ettim. Ne yapacağımı düşünürken de -şu an kullandığım tek mecra olan- 1k’yı da değerlendirebileceğim kanaatine vardım. Kitaplar bana çok yardım etti, buna karşılık vermek iyi olur diye düşündüm önce. Demek istediğimi biraz açabilmek adına söylüyorum; yirmi küsur yıl yaşadım bu dünyada ve bu yirmi küsur yılın en zor günlerini son aylarda geçirdim. Tabii altını çizmek gerekir, şimdiye kadar yaşadığım hayatın en zor günleri bunlar. Kalan hayatımızda daha neler göreceğiz Allah bilir, ondan gelen de başımızın üstüne tabii. Ama şimdiye kadar yaşamadığım türden acıları tattığım ve benim ‘en zor’ diye nitelediğim bu zamanlarda bile şifa oldu kitaplar bana. Allah’ım yolumu yine çizdi ve o yolun sonunu da en iyi ilaca çıkardı. Kitaplarımı, kitap sevgimi hatırlattı bana. Kitaplarla yatıp kalktım, okudukça rahatladım, okudukça umutlandım, okudukça duruldum, okudukça avundum, okudukça yaşadığımı hatırladım. Tam anlamıyla elimden tutup kaldıran bir dost gibiydi kitaplar. Hatta belki dosttan, kardeş bildiğim herkesten daha sıkı tuttular beni. Öyle bir tuttular ki kaldırmayı başardılar doğrulmaya mecalimin olmadığı o yerden. Günlerim gayesiz, hayatım anlamsız kalmışken yarın okuyacağım sayfaların merakı kapladı içimi, yarın için bir sebebim oldu önce. Sonra dünyanın beyhudeliğini iliklerime kadar hissettiğim anlarda da yine kitaplar kıymetlendirdi aldığım nefesleri. Yaşamak tatsız tuzsuz gelirken onlar renklendirdi, aradığım sorulara cevapları da