Eren Akbaş

Eren Akbaş
Yazılım mühendisi
İstanbul
2 Kasım 2001
104 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. Çünkü hayatın kendisi -ki özümüz ve varoluşumuz ona yönelik arzumuzdan oluşur- olumlu bir değer ve gerçek bir içerik taşısaydı, sıkılma hali diye bir şey olmazdı. Sadece var olmak bizi gerçekleştirir ve tatmin ederdi. Şu halimizdeyse var olmaktan ancak ya bir şeylerin peşinden koştuğumuz sürece haz alıyoruz -bir şeylerin peşinden koşarken araya giren mesafe ve zorluklar da, hedefimizin sanki bizi tatmin edecek bir şeymiş gibi görünmesine yol açıyor (ki bu da hedefe ulaşıldığında yok olan bir aldanmadır)— ya da kendimizi tümüyle zihinsel aktivitelere adadığımız sürece haz alıyoruz, ki bu durumda da hayatı tıpkı bir tiyatro oyununun izleyicileri gibi dışarıdan izlemek üzere onun dışına çıkmış oluyoruz. Bedensel hazlar bile sürekli bir gayretten oluşuyor ve hedefe ulaşıldığı an haz kesiliyor. Bu şeylerden biri veya ötekiyle ilgilenmeyip varoluşun kendisiyle baş başa kaldığımızdaysa, tekrar onun değersizliği ve beyhudeliği tarafından ele geçiriliyoruz. Bu hisse de sıkılma hali deniyor.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Byron - Sardanapal
İlk unsuru İnsan hayatının, fışkırır kadın göğsünden, İlk küçük sözcüklerini, onun dudakları öğretir sana, İlk gözyaşlarını o dindirir ve son nefesini Bir kadının yanında alırsın hep, Erkekler ise velinimetlerinin son saatinde Hazır bulunmak tatsız görevinden bile kaçınmıştır hep. **"Kadınlar olmasa hayatımızın başlangıcı güvenlikten, ortası hazdan, sonu teselliden mahrum kalırdı."
Bir şey ne kadar asil ve mükemmelse, o kadar geç ve yavaş olgunlaşır. Erkek akli güçlerinin ve ruhsal yetilerinin olgunluğuna yirmi sekiz yaşından önce kolay kolay ulaşmaz. Kadın ise on sekiz yaşında ulaşır. Olgunluğunda bile ulaştığı akli güç, çok sınırlı bir niteliktedir. Böylelikle kadınlar bütün hayatları boyunca çocuk kalırlar. Kendilerine en yakın olan dışında, şimdiki zamana yakın olan dışında hiçbir şeyi görmezler. Görünüşü gerçeklik olarak alır, önemsiz şeyleri en önemli meselelere tercih ederler. Erkekler ise, yetilerinin doğası nedeniyle, hayvanlar gibi sadece anda yaşamazlar, geçmişi ve geleceği tararlar, bunlar üzerine düşünürler. Bu yetilerden öngörü, özen, önemseme kapasiteleri, bunların yanında da sıklıkla hissettikleri dertleri ve kaygıları ortaya çıkar.

Eren Akbaş

, bir kitap okudu
10/10
·189 syf.·
2023 12. kitabı
Hüseyin Nihâl Atsız
9/10 · 2.201 okunma