Eren Akbaş

Eren Akbaş
Yazılım mühendisi
İstanbul
2 Kasım 2001
104 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Deneyimle de sabit olduğu üzere şurası çok açık ki, felsefenin tadına şöyle bir bakanlar tanrıtanımazlığa, kendisini onunla doyuranlar ise dine yönelmeye daha yatkın olur.
Reklam
Az duyulmuş bir şeydir bir kadının yönettiği devlet, daha az duyulmuştur o devlette saadet olduğu, neredeyse hiç duyulmamıştır o saadetin uzun sürdüğü.
İnsanları dış görünüşlerine göre değerlendirmeyenler sığdır. Bu dünyanın asıl gizemi görünmeyende değil görünendedir...
Söylediğim gibi bir bütün olarak bakıldığında her bir insan hayatı bir tragedyanın niteliklerini sergiler ve biz kural olarak hayatın bir dizi düş kırıklığıyla dolu umuttan, boşa çıkmış emellerden, suya düşmüş tasarılardan, çok geç fark edilmiş yanlışlardan başka bir şey olmadığını ve şu kederli şiirin içinde barındırdığı hakikatin onun için de geçerli olduğunu anlarız: O zaman yaşlılık ve tecrübe el ele, Götürür onu ölüme ve anlatır ona, Böylesine acılı ve uzun bir arayıştan sonra Bütün hayatının yanılgılarla dolu olduğunu.
İnsan: Fakat hayattan bana kalan nedir? Hayatım dolu olduğunda dert ve tasa; eğer boşsa can sıkıntısı. Bun ca zahmet, meşakkat ve istırap karşılığında nasıl bana böylesine sefil bir ödül sunarsın? Dünya Ruhu: Ama yine de bu ödül senin bütün sıkıntılarına uygundur ve tam da onun yetersizliği nedeniyle böyledir bu. İnsan: Bu gerçekten benim anlama kabiliyetimin ötesinde. Dünya Ruhu: Biliyorum. (kenarda) Hayatın değerinin tam da onun istenilmeye değer olmadığını (onu istememeyi) öğretmesinde yattığını ona söylemeli miydim? Bu yüksek adanış için önce hayatın kendisinin onu hazırlaması gerekir.
Reklam