İnsan en azından kendisi için harekete geçmeli, öyle değil mi? Bulunmayı beklememeli. Velhasıl hayat beklemiyor, beklemek gibi bir derdi de yok. Biz onu anlayana kadar gelip geçecek.
Bir mısırcının önünde durdu. Onunla birlikte, geçmişte kalan eylüllerin başka günlerinde, başka yerlerde, başka mısırcıların önünde, yüzlerce Melda ve Murat daha durdu. Yüzlerce farklı şekilde güldüler, yüzlerce para üstü aldılar; binlerce, on binlerce mısır tanesi yediler.