Yahudilere ait binlerce işyeri yağmalandı, yüzlerce insan yaralandı, öldürüldü. "Kristallnacht" adı verilen bu geçenin sonunda doğan güneş ve çıkan yangınların alevi, yerlerdeki kırılan camlardan yansıyor ve kristal gibi parlıyordu. Zaten "kristal gece" anlamına gelen adı da bu nedenle verilmiş korkunç geceye.
Güzelliğin bu derecesi içimde sevinçle birlikte bır acı duygusu yaratıyor. Insan olmanın sınırlarının aşıldığını düşünüyorum.
Insan böyle bir şeyi nasıl yaratabilir, nasıl yaratabilir? Tanrı'nın sesi bu!
Her türlü telkin ve demagoji aracılığıyla, rüşvetle, yozlaştırmayla, geleneksel her türlü değer ölçüsünü ayaklar altına alıp çiğneyerek, tahrip ederek ve yeni bir takım değerler ortaya atarak halkı iğfal ettiler.
İstanbullular ışıltılı boğaz sularını ve camilerin arkasından batan kızıl güneşi seyrederek buzlu rakılarını yudumlayacaklardı. İstanbul, Istanbuldu işte. O hep sana ihanet eder ama sen yine de sevmeye devam edersin.
-Sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun.
-Peki sen ne görüyorsun?
-İnsan, sadece insan. Seven, acı çeken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.