karşı karşıya kaldığı tatsızlığa ya da bunun sebebi olarak gördüğü insanlara karşı içi öfkeyle doluyor, duyduğu öfkenin onu mahvettiğini görmesine karşın kendine engel olamıyordu.
içimdeki saatin sesini senin sesin doldurduğundan beri fısıldıyorlar bana. istemediklerimi istetiyorlar. bu arabayı hiç bilmediğim bir yere sürmeliyim, kaybolmalıyız. zaman durmalı, yol durmalı. yetişmemiz gereken tek yer birbirimiz olmalıyız. hiç girilmemiş yerlere gitmeliyim seninle. daha önce hiç koklamadığın bir çiçeği koklarken seyretmeliyim seni. aynı balkonda çay içmeliyim, sen denizi izlerken ben seni izlemeliyim. maskelerimizden arınmalıyız. heyecanını, kaderini, şaşkınlığını, hiddetini gitmeliyim. seni olduğun yerde değil, baktığım yerde görüyorum. herkes sana benziyor ama sen hiç kimseye benzemiyorsun. seninleyken en iyi şiirini doğurmaya hazırlanan bir şair gibi hissediyorum. düşüncelerimin sancılarıyla boğuşurken konuşamaz oluyorum. gözlerin bir merdiven boşluğu ve ben hayatımda ilk kez korkuluklardan kayarak iniyorum.