b.

sihirli sözler, zehirli çiçekler
Protestanlar, tanrının oğlu­nun insan bedeninde dünya geldiğini, insanlık için çarmıhta canını feda ettiğini, böylece kurtuluşun ve ölümsüzlüğün yolunu açarak kendisine inanan ve bu inancı yaşayan herkese de cennetin kapılarını açtığına ina­nırlar. Katolikler bu inancı yeterli bulmazlar; cennete girmek için ina­nanların kiliseye gitmeleri ve sevap işlemeleri de gerektiğini düşünür­ler. Protestanlar reddettikleri bu inancın Tanrı’nın büyüklüğünü ve sev­gisini aşağıladığını ileri sürerler.
Sayfa 217
Reklam
Tüm dünyayı içinde yaşayanların iyiliği için yönettiğini iddia ede­bilme cüreti ürkütücü ve şaşırtıcıydı.
Sayfa 199
Kesin bilgi sahibi olduğumuz ilk imparatorluk Büyük Sargon’un Akkad İmparatorluğu’dur (MÖ 2250). Sargon siyasi kariye­rine Mezopotamya’daki küçük bir şehir devleti olan Kish’in kralı olarak başladı. Bir süre sonra sadece Mezopotamya’daki şehir devletlerini değil, Mezopotamya dışındaki geniş topraklan da fethetmeyi başaran Sargon tüm dünyayı fethettiğini iddia etti. Gerçekteyse, egemenlik alanı Bas­ra Körfezi’nden Akdeniz’e uzanıyor ve günümüzdeki Irak ve Suriye’nin büyük bölümüyle İran ve Türkiye’nin bir kısmını içeriyordu.
Sayfa 198
İmparatorluk seçkinleri fetih gani­metlerini sadece kaleler yapmaya ve ordular beslemeye değil, felsefeye, sanata, hukuka ve sosyal yardımlara yatırırlardı. İnsanlığın kültürel mi­rasının büyük bölümü fethedilmiş toplulukların sömürülmesi sayesin­de ortaya çıkmıştır.
Sayfa 197
Bir imparatorluğu kurmak ve sürdürmek genellikle büyük nüfusların katledilmesini ve geriye kalanların da zalimce bastırılmasını gerektirir. İmparatorlukların standart uygulamaları arasında savaşlar, köle alma, zorunlu sürgün ve soykırım vardı. Romalılar MS 83’te İskoçya’yı işgal ettiğinde, Kaledonya kabilelerinin çok ciddi direnişiyle karşılaştılar ve buna tüm ülkeyi yakıp yıkarak cevap verdiler. Romalıların barış girişim­lerine karşı şef Calgacus, Romalıları “dünyanın kabadayıları” diye adlan­dırarak ve “yağmalamak, kesip biçmek ve çalmak için kurdukları şeye imparatorluk diyerek yalan söylüyorlar, sonra ortalığı çöle çevirip bu­nun adına da barış diyorlar,” diyerek cevap vermişti.
Sayfa 197
Reklam