Pozitif ayrımcılık diye diye kadınla erkeği hep karşı karşıya getirdiler. Halbuki her iki cinsiyet de kendince özelliklere sahip. Sadece bu özelliklerine karşılıklı olarak saygı duyulmasını bekliyorlar o kadar. Bunu başarabilirsek sorunlar ortadan kalkacak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar o kadar kafes içerisine alınmışlar ki anlamak mümkün değil sadece muhakeme yeteneğini bile kullansalar, yıllarca deneyimlenerek gelmiş, denenmiş kamburlarından arınmış bir kültürün mü yoksa sanayi devriminden sonra bize dayatılmış kapitalist düzenin mi bizim beden ve ruh sağlığımıza iyi geleceğini bilirler.
İnsanın aklını alan, elini ayağına dolaştıran bu garip his. yani aşk, türümüzün devamını sağlamaya yönelik en önemli mekanizmalardan biridir. Bu mekanizmaların doğru çalışmadığı insanlar, genlerini aktarma yeteneğinden mahrum kalacakları için. Bu bozukluklarını da gelecek nesillere aktarma şansları düşüktür. Milyonlarca yıldır aynı kanunlar işlediği için, bugün aşk denen duygu karşısında neredeyse hepimiz aynı çaresizliği yaşıyoruz. İyi ki de yaşıyoruz, bu sayede (sayıları gittikçe azalsa da) mutlu yuvalarda sağlıklı zihinlerle çocuklarımızı yetiştirme yeteneğimizi halen muhafaza edebiliyoruz.
Elbette kültürel değişimin bizi biyolojik yasalarımızdan uzağa savurduğu bir çok durum arasında, aşk ve birliktelikler de paylarına düşeni alıyorlar. Çarpıtılmış estetik algılar, kozmetiklere boğulmuş insanlar, hislerine değil de kendilerine belletilmiş kalıplara göre yaşamaya mecbur kalmış topluluklar, bizi biyolojimize yerleştirilmiş bu paha biçilmez yetenekleri kullanamaz ve onlardan fayda devşiremez hale getiriyor. Halbuki milyonlarca yıllık yaşam planından edinilmiş bilgeliğin yanında günlük modaların ne kadar önemsiz olduğunu bir farkedebilsek, mutluluk dediğimiz kelimenin anlamını çok daha iyi kavrayabileceğiz.
Kitabı bir kitapçıdan alırken kitabı bana o kadar anlattı ki; bu nedenle beklentim mi yükseldi yoksa kitaba kendimi mi veremedim nedir, kitaptan beklediğimi alamadım.
Kitap gerçek bir hikayeden bahsediyor. Şizofreni ile mücadele eden kahramanımızın ilgili olduğu müziğin hayatına kattıklarından bahsediyor.