Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·303 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 22:10
Bu kitabı çooook severek aldım elime ve bir o kadar da severek okudum, bitirdim. Kendi kendime sürekli dedim ki, Kur'an okuyan mümin portakal gibidir; kokusu hoş, tadı güzel. :) Benim hayatımda hiçbir zaman şimdiki gibi bir portakal kokusu olmadı. Ama nasıl bir رِيحُهَا طَيِّبٌ, öyle bir şey ki. Mis gibi vallahi, hiç gitmesin bu koku... Küçükken hastalanayım diye dua ederdim o portakal kokusu için. Tuhaf ama gerçek. Çok çocuklu aileler de çocuklar bazen anne babanın özel ilgisini arar. Tabii ki sevgiyi bilir ama biraz özellik arar ya. İşte. Ben de ne zaman bir kardeşim hastalansa, babamın ona turunçgillerle özellikle portakalla takviye yaptığına şahit olurdum. O portakal çok özel olurdu. Özel soyulmuş, özel dilimlenmiş ve özel kokulu olurdu. İşte o portakal için aday adayı olmaya dua ederdim. Yanaklarım kızardı mı tamam. Babama bir bakış yeterdi zaten. Şimdi portakallar öyle kokmuyor nedense ama buradaki hadisi okuyunca aklıma geldi, burada kastettiği portakal kokusu benim o çocukluğumda sevdiğim koku. Benim için tabii. İşte. Şimdilerde Kuran'ı okumak ve etrafa bir رِيحُهَا طَيِّبٌ yaymak öyle . Allah'tan herkes gibi bir sürü şey isteyebilirim, ama çoğu zaman yüzüm olmuyor isteyemiyorum. Bu yaptığımın doğru bir şey olmadığını biliyorum. Ama isteyemiyorum. Yalnız bir şeyi çok istedim. Kur'an'ı okumayı sevmeyi istedim. Gerçekten çok istedim. Çünkü ben hayatım boyunca her zaman çok okudum ama bir türlü elim asıl kitaba gitmedi. Gitti ama istediğim gibi gitmedi. Koşa koşa gitmedi. Bu her şeyde olduğu gibi yine bir sebepten geçiyormuş. Her ne ne kadar sebepler sahte olsa da, sebepsiz yaşanamayacağını öğrenecek kadar çok şey yaşadım. Bu yüzden diyorum ki Akif hocam iyi ki varsınız. İyi ki böyle biri oldunuz, benim gönlümde taht kurdunuz. Ben bugün Kur'anı Kerim'in benden
Edebiyat
Et-Tibyanİmam Nevevi · Ravza Yayınları · 20241,037 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Kitabı çok beğendim; Şeyh Ahmed yasinin yetiştirdiği kassam tugaylarının imanından, Ebû ubeydenin medyanın gücünü Keskin zekasını kullanarak İsrail'in barbarlığını korkusuzca dünyaya tanıtmasından, 23 yıl boyunca hapishanede kalıp çıktığında direnişin sembollerinden olan Yahya sinvardan ,mısırda doğup davası Filistin olan komutan Ahmed Abdülazizden daha niceleri...Allah razı olsunRabbim Filistin'e özgürlük bize uyanış nasip etsin
Ebu UbeydeDavud el-Mut’ani · Ehlibeyt Yayıncılık · 20253 okunma
Yollara güller serin...
Puan vermedi·41 syf.··
2025 109. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 00:00
Peygamber efendimiz ve O'nun ruhu için, el fatiha.🪻️ Dedeme kendi aramızda O derdik. Ama böyle parantezli yıldızlı O. [O]* Büyüğümüz, başbuğumuz ağzımıza ne gelirse. Ondan başka yoktu çünkü. Canımız ciğerimiz her şeyimizdi valla. Ankara'ya her geldiğinde abim konfeti patlatırdı eve girerken O geliyor parçasını açardı. Annem de bize gülerdi neresi ay parçası kara dede diye. Kara mara değil valla ela gözlü baya bildiğin jön gibi bir şey bizim için. Bana yeter evlen dediğinde senin gibisini bul tamam derdim çok hoşuna giderdi. İmkansızı tanırdı. Ne doyduk diyebiliyorum ne de doymadık. İnsan çok sevince gerçekten doyulmuyormuş... Çocuklar bile nasıl mutlu olurdu o geliyor diye. Ciritçi Abdullah adı kaldı üzerinde. Öyle sanıyorlar. Evliya gibi bahsediyorlar. Yanlış bir şey söylese de rahmani bir sır arıyorlar. Bavukeağmey bir bildiği vardır. Ensar yasini okuduğuna şahit olduğu için hafız muamelesi yapıyor Emre söylediği türkülerden dolayı aşık ozan falan zannediyor. Bilmedikleri için değil, öyle düşünmek hoşlarına gidiyor. Kendi kendilerine her şarkıyı ona uyarlayıp rap yaparlar hala. Rüyalarında görüp mutlu oluyor bazen ağlıyorlar. Onların yanında mantıklı durmak zorundayız belki ama bazen onları kıskanıyorum. Ne zaman dedemden bahsetsek sabahına rüyalarında görüşüyorlar. Çocuk olmak bir nimet kıymetini bilene. Ben iki kez gördüm şimdiye kadar ikinci sefer gülerek konuştu benimle çok mutlu oldum. Normalde de kitaplarımı köye götürüp önünde ısınmak en büyük hayaliydi. Bu serseriliği bırak diyordu. Fark ettim. Bir de anneme serseri diyordu. Bence dedem baş edemeyince öyle diyordu bir de sevince. İkisi de bana uyar. Özlüyorum valla. Hayatımda iki tane böyle çaresiz özlemim var. Biri dedem. Onu düşünüp birden mutlu oluyorum, sarılasım geliyor ve onu yapamayacağımı anlayınca
Din
Yasin-Tebareke-Amme Namaz Süreleri ve DualarArif Pamuk · Pamuk Yayınları · 201116 okunma
9/10
·159 syf.··
2025 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 23:50
Sayfa 14 : İlim öğrenmek ile niyetin sadece âlimlerden öğrendiğini nakletmek değil, hidayeti bulmak ise seni mujdelerim. Çünkü bu niyetle ilim yolunda bulunduğun müddetçe melekler geçtiğin yollara rahmet kanatlarını yayarlar. Denizdeki balıklara varıncaya kadar yeryüzü ve gökyüzünde bulunan her şey senin için mağfiret diler… (Ebû Davud, ilim,1) Sayfa 16 : Resûlullah şöyle buyurmuştur : “Miraç gecesinde ateşten makaslarla dudaklarını kesen bir kısım insanlara rastladım. Onlara : - Siz kimsiniz, dedim. Onlar, - Biz (dünyada iken insanlara) iyiliği emreder fakat kendimiz onu yapamazdık. Kötülükten nehyeder fakat biz kendimiz onu yapardık, dediler.” (Ahmed b. Hanbel, el Musned 3/120) Bu iki hadiste konu ilim fakat varılan yerler bambaşka. Biri cennetin yolunu açan ilim, bir diğeri cehenneme götüren ilim. Peki bunları ayıran nedir? İlki Allah’ın rızasını kazanmak, hidayeti bulup ahirette ebedî saadeti bulmaktir. Diğerinde ilim hakkında konuşup ama kendi hayatında uygulanmayan, sırf para, maddiyat, itibar, şan şöhret sahibi olmak için yapanların akıbetini haber vermiş Efendimiz (s.a.v.). Bu durumdan da Allah'a sığınmış. “Rabbim! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, kabul edilmeyen amel ve icabet edilmeyen duadan sana sığınırım.” Hüsrana/helâka uğramamak ve hayırlı bir akıbete/hidayete erebilmek için takva sahibi olmak gerekir. Takva, Allah'ın (c.c.) emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmaktır. İşte kitabın ilk bölümünde takva ilminin zahirini az ve öz olarak “ibadetlerde adab”ı, ikinci bölümünde de “günahlar ve sakınma yolları”nı bize anlatıyor. Üçüncü kısımda adab-ı muaşeret (görgü kuralları) bölümü var. Hacmi küçük fakat muhtevası geniş bir eser. İlmihal misali
Din
Müslümanca Bir Hayatİmam Gazali · Semerkand Yayıncılık · 20142,193 okunma