“Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti. Kendisinin de onları sevdiğini bana bizzat bildirdi. Dediler ki: ‘Kimdir onlar Ya Resûlullah! Adlarını bize söyler misin?’ Buyurdu ki: Ali onlardandır; -Bunu üç kez tekrar ettidiğerleri, Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân’dır. Rabbim bunları sevmemi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.”
Alıntı
Peygamber Efendimiz ﷺ bir defasında Ebû Zer'e رضي الله عنه Peki kıyamet günü yolculuğu nasıl olacak? Beni dinle o gün sana yarayacak olanı söyleyeyim mi diye sordu? Ve devam etti; "Yeniden dirilme günü çok sıcak bir gündür o gün ferahlamak için şimdiden oruç tut. Kabir yalnızlığı için gece karanlığında iki rekat(teheccüd) namazı kıl. Kıyametin büyük hâdiseleri için bir kere haccet ve muhtâca bir sadaka ver. Ya haklı yere bir söz söyle, yahut kötü bir söz söylemekten dilini alıkoy."
Reklam
Tabersinin " el-ihticac" eserinde şu rivayet geçmektedir. "Ebû Zer el-Gifariden gelen bir rivayete göre, Resulullah aleyhisselam vefât edince Hz. Ali Kuran-ı cem etti ve onu muhacir ve ensara getirdi. Resulullah aleyhisselamın vasiyet ettiği şekilde onlara Kur'anı arz etti. Ebu Bekir ve Ömer ilk sayfasında ashabı kötüleyen ayetler çıkınca Ömer atıldı ve şöyle dedi: "Ya Ali! Onu al ve götür, bizim ona ihtiyacımız yok." Ali aleyhisselam onu aldı ve oradan ayrıldı. Sonra kurra olan Zeyd b Sabit geldi ve Ömer ona şöyle dedi:"Ali bize, muhacir ve ensarı kötüleyen ayetlerin bulunduğu bir Kur'an getirdi. Biz bir Kur'an telif etmek ve ondan muhacir ve ensarı kötüleyen şeyleri çıkarmak istiyoruz. " Zeyd bunu yazmayı kabul etti ve dedi ki:"Şayet ben istediğiniz şekilde Kur'an'ı yazmayı bitirsem ve Ali de tedvin ettiği Kur'an'ı ortaya çıkarsa, tüm yaptıklarınız boşa gitmiş olmaz mı?" Ömer dedi:" Peki çare nedir? " Zeyd:"Çareyi siz daha iyi bilirsiniz " deyince Ömer: "Onu öldürmek ve ondan kurtulmaktan başka çare yoktur." Halid b. Velid'in eliyle onu öldürmek istedi ama Halid buna güç yetişemedi. Ömer halife olunca Ali aleyhisselam'dan Kur'an'ı istediler ki, ellerindekiyle değiştirsinler. Ömer dedi ki:" Ey Ebu Hasan! Ebu Bekir'e getirdiğin Kur'an'ı getirsen onu cem ederiz. " Bunun üzerine Ali aleyhisselam :" Heyhat! Buna bir yol yoktur. Ben onu Ebu Bekir'e aleyhinize değil olması, kıyamet gününde:"Bizim bundan haberimiz yoktu"demeyin diye getirdim. Yanımda olan Kur'an'a soyumdan olan vasiler ve temiz olanlar dokunabilir" dedi. Ömer dedi ki:" Onu açığa çıkması için bir vakit var mıdır? " Ali aleyhisselam cevap verdi:" Evet, benim soyumdan, Kaim ortaya çıktığında onu açıklar ve insanları ona yönlendirir. "
Sayfa 350·Kitabı okuyor
عَنْ أَبِي ذَةٍ جُنْدُبِ بْنِ جُنَادَةَ ، قَالَ : قَالَ لِي النَّبِيُّ ﷺ: (( لَا تَحْقِرَنَّ مِنَ الْمَعْرُوفِ شَيْئاً وَلَوْ أَنْ تَلْقَى أَخَاكَ بِوَجْهِ طَلِيقٍ )) رَوَاهُ مُسْلِمٌ. Ebû Zer radıyallahu anh şöyle dedi: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bana (hitaben) buyurdu ki: "Din kardeşini güler yüzle karşılamak gibi (tabii) bir iyiliği bile sakın küçük görme!" (Müslim)
Sayfa 25 - Nebevi Hayat Yayınları·Kitabı okudu
عَنْ أَبِي ذَرٍ جُنْدُبِ بْنِ جُنَادَةَ وَأَبِي عَبْدِ الرَّحْمَانِ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ، قَالَ : (( اِتَّقِ اللَّهَ حَيْثُمَا كُنْتَ وَأَتْبِعِ السَّيِّئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا ، وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ )) رَوَاهُ التَّرْمِذِيُّ. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallal lahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. "Nerede ve nasıl olursan ol, Allah'dan kork. Kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, o kötülü-ğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin!" (Tirmizi)
Sayfa 17 - Nebevi Hayat Yayınları·Kitabı okudu
İbn Ömer’den şöyle dediği rivayet edilir: Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) hutbe verirken şöyle dediğini duydum: “İki büyük şeyi unutmayın, iki büyük şeyi unutmayın!” Biz: “O iki büyük şey nedir?” diye sorduk. O da: “Cennet ve ateş.” buyurdu. İbn Ömer şöyle dedi: Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), söyleyeceklerini söyledikten sonra o kadar ağladı ki gözlerinden akan yaşlar sakalının iki yanını ıslattı. Daha sonra şöyle buyurdu: “Muhammed’in canı elinde olana yemin olsun ki, âhiret hakkında benim bildiklerimi bilseydiniz, taşraya çıkar, başlarınıza toprak saçardınız.” Başka bir hadiste de şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin olsun ki, siz eğer benim bildiğimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız. Yataklarda kadınlardan zevk almayı terk eder, yollara dökülür, Allah’a yalvarıp yakarırdınız.” Ebû Zer bunu duyunca şöyle dedi: “Keşke sökülen bir ağaç olsaydım…” (Tirmizî, 2312)
Din
Reklam
Reklam