Nasıl güzel bir kitaptır… Nasıl güzel bir yazardır… nasıl güzel bir kalemdir bu…
Her okuduğumda beni mest eden kişidir Tarık Tufan.
Kaybolan dağılıp giden ve kendini bulamayan nice insanlar var yok değil. O çıkış yolunu bulabileceğine dair ümidini yitiren de çoktur. Ruhlarımıza hitap eden ve aynı zamanda güncel konuların (dertlerin) yer aldığı muazzam bir kitaptı.
Ne derdin var?
Dertlerin en büyükleri sıralanmış kitapta.
Oturup düşünsem bende derdim ki hayatta ki en kötü şeyler bunlar evet.
Ne güzel yazmış Tarıf Tufan.
“Kaybolmuş bir insanın, kendisini ancak bir başkasında bulabileceğine bütün kalbimle inandım. Mühim olan o insanı bulabilmek.”
Peki siz sevgili okur…
Önce kendini bulabildin mi?
Sen kimsin?
Sonra da işte o hayatın gerçeğini bulabildin mi?
Ve kapanış ruh eşini bulabildin mi?
“Olanlar oldu ve hayatımın yasını tutmaktan artık vazgeçiyorum.
Güzel vazgeçişler olsun hayatımızda.
Şiddetle tavsiye ederim.
“Aşkın bir parçası olunca, aşkın sınırlarıyla benliğin sınırları ayırt edilemez hale geliyor; ben derken aşktan, aşk derken benliğinden söz etmeye başlıyorsun. İnsan âşık olmaz, aşk olur.”
“Hepimiz kederli ruhlarımızı, kırık kalplerimizi, boşluktaki duygularımızı onarmak için gerçek olmadığını bildiğimiz tesellilere razı geldik, kusurlarımızın üstünü örttük.”