6 Nisan'dan itibaren, 'etnik temizlik' Karadziç'in şevk ve zevkle uyguladığı bir oyun haline dönüştürülmüştü. Müslüman Boşnak-lar'ın ileri gelenlerini; yani varlıklılarını, okumuşlarını, aydınlarını, sanatçılarını ve özellikle orduda görev yapmış olan asker kökenlilerini ayıklıyor, akıl almaz işkencelere tabi tuttuktan sonra, birbirlerine öldürttürüyorlardı. Ölüm, Müslüman Boşnaklar'a kurtuluş gibi geliyordu. Ama ölümü kolaylaştırmıyordu Sırplar. Öldürmeden önce, onlara karılarının kızlarının, kız kardeşlerinin ve annelerinin nasıl ırzlarına geçtiklerini anlatıyorlar, kadınların nasıl kıvrandığını, yalvardığını tarif ediyorlar, sonra daha da ileri boyutta bir manevi işkence tekniği uyguluyorlardı. Erkekleri soyuyor, silahlarının namlularını üstlerine doğrultuyor ve birbirleriyle cinsel ilişkiye girmeye zorluyorlardı. Kabul etmeyenlerin kollarını bacaklarını ve yumurtalıklarını kesiyor, ya da birbirlerine kestiriyorlardı. Ayakta duracak gücü kalanlar, kendilerine çevrili namluların gölgesinde mezarları kazıyor ve son gövdeyi çukura bıraktıklarında, kafalarına kurşunu yiyerek en son cesedi de kendilerinin oluşturacağının bilincinde, arkadaşlarını teker teker mezarlarına sürüklüyor ve kurtuluşu, yani ölümü bekliyorlardı.
"Geçecek bunlar. Hepsi geçecek Raif," dedi. "Bir gün, çok acı görmüş insanlar olarak yaşlanacağız. Anılarımızın arasında, mutlu resimler de olacak, eminim. Hayattan vazgeçme. Sakın vazgeçme.”
"Mesele şu," dedi Raif. "Asırlar boyunca, bu topraklarda Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar iç içe yaşadılar..."
"Boşnaklar'la Müslümanlar'ı mı kastediyorsun, dayı?"
"Tito'ya kadar Bosnalı Müslüman'a Boşnak denirdi oğlum. Müslüman olmak başkadır, Boşnak olmak başka. Dünyanın her tarafında Müslümanlar var. Türkler, iranlılar, Araplar, Endonezyalılar, daha pek çok insan Müslüman, tıpkı bizim gibi. Neden Hırvatlar'a Katolik, Sırplar'a da Ortodoks demiyorlar da bize Müslüman diyorlar anlamak mümkün değil."
"Bunda anlamayacak ne var?" dedi Burhan. "Boşnak tanımının anlamını değiştiriyorlar çaktırmadan. Bizim etnik kimliğimizi silecekler, dinsel kimliğimizle kalıvereceğiz. O zaman dokuz asırlık yurdumuza, hemen sahip çıkacaklar da onun için. Müslüman damgası yedik miydi, Avrupa'dan kovulmak daha kolay ne de olsa."
"Ama biz Müslümanız," dedi Fiko.
"Elbette Müslümanız. Ve hep öyle kalacağız evelallah. Ama biz, ayrıca Boşnak'iz yeğen. Bizim adımız Boşnak. Boşnaklar da Müslüman olur. Bunu böyle belle."