➡️ *İnsan, başına gelecekleri düşünmeli* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 18.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Çoğu insan, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesaba çekilmeyecekmiş gibi hareket etmektedir. Hâlbuki bir insanın her şeyden önce sonunu düşünmesi, ona göre hazırlık yapması gerekmez mi?* *Cevap:* Dünya hayatı çok kısadır ve her günü de geçip hayal olmaktadır. Her insanın sonu ölümdür. Bundan sonrası da, ya daimî azap veya ebedî nimetlerdir. Bunların vakitleri, herkese süratle yaklaşmaktadır. Bunun için insan, kendine merhamet etmeli, gaflet uykusundan uyanmalıdır. Bâtılın bâtıl olduğunu görerek, ondan kurtulmaya çalışmalı, Hakkın da hak olduğunu görerek, ona tabi olmalı, sarılmalıdır. İnsanın vereceği karar, çok mühimdir ve vakit ise, çok azdır. Her insan, muhakkak ölecektir ve insan öldüğü vakti düşünmeli, başına geleceklere hazırlanmalıdır. Hiç kimse, Hakka tabi olmadıkça, ebedî azaptan kurtulamaz. Ölüm anındaki son pişmanlık, insana fayda vermez ve son nefeste Hakkı tasdik etmek, kabul olmaz. Sadece Müslümanın günahlarına tövbe etmesi, kabul olur. O gün, Allahü teâlâ, insana; *“Kulum! Sana akıl nurunu vermiştim. Bununla, beni anlamanı, bana ve Peygamberim Muhammed aleyhisselama, Onun getirdiği İslam dinine iman etmeni emretmiştim. Bu Peygamberin geleceğini, Tevrat'ta ve İncil'de haber vermiştim. İsmini ve dinini her memlekete yaydım. İşitmedim diyemezsin. Gece gündüz, dünya kazancı için, dünya zevkleri için çalıştın. Ahirette başına gelecekleri hiç düşünmedin. Gaflet içinde iken, mevtin, ölümün pençesine düştün”* derse, acaba o insan buna nasıl cevap verecektir? Bunun için her insan, başına gelecekleri düşünmeli, ömrünü tüketmeden, aklını başına toplamalıdır. İnsanın etrafında gördüğü, konuştuğu, sevdiği, korktuğu kimselerin hepsi, birer birer ölmektedir. Her biri birer hayal
Alıntı
Hedefi Hak olanın rehberi de Hak olmalıdır; bu hayatta Hz. Muhammed'den (sav) daha güzel bir rehber bulunamaz, zira O’nun Kuran’ın nuruyla güzel ahlak kokan yolu, Ebedî Sevgili’ye çıkan en emin en kestirme yoldur. ___ /Güven Taşdemir
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sonsuz aşka bismillah… O Ebedî Sevgili ile birlikte sonsuza dek yaşamak… İşte hakikat, işte mutluluk, işte! Şimdi biz aşkımızı bulduk. Sonsuz aşka bismillah… ​Ne mutlu ki o büyük hakikate kalbini açabilene, o Ebedî Sevgili’nin izinde "biz" olabilene… Dünya telaşının, geçici heveslerin ve zamanın ötesinde bir aşka uyanmak; işte ruhun aradığı o asıl sığınaktır. İki ruhun tek bir hakikatte birleşmesi, ölümsüzlüğün bu dünyadaki en zarif yansımasıdır. ​Sonsuzluğa attığınız bu adım, kalbinizin en derin köklerinden beslensin; muhabbetiniz daimi, yolunuz her daim o eşsiz nurla aydınlık olsun. Aşkınız mübarek, vuslatınız ebedî olsun. ___ /Güven Taşdemir
Suçlu Kim?
İnsan insanı şu fani dünyada hiçbir zaman tam manasıyla tanıyamazken, duygu perdelerinden mahrum olan şu sanal mecralarda muhatabını hakkıyla derk edebilmesi büsbütün imkânsızdır; zira bu kaygan zeminde, satırları kendi kaleminden ve sinesinden neşet etmediği halde başkalarının fikriyle sahte birer abide gibi rol yapan maskeli bir güruh olduğu gibi, işin hazin bir tersi olarak da kalbindeki ve özündeki cevherin milyonda birini dahi satırlara dökemeyen, yazdıklarıyla değeri asla anlaşılamayan saklı ruhlar mevcuttur. Beşeri münasebetlerde kim ne derse desin, muhatap karşısındakini daima noksan anlar ve bilir; hususan beş duyu organının yekpare kullanılmadığı, ruhun sezgisel ufku olan altıncı hissin devre dışı kaldığı bu ruhsuz dijital iletişim modellerinde insanı tanıma yüzdesi fersah fersah aşağılara düşer ki bu da kaçınılmaz olarak kalplerde derin bir emniyetsizlik ve güvensizlik peyda eder. Böyledir diye, köksüz orkidelerin(şükufecibaşımız kızmasın:) ve sahte suretlerin buhranıyla örselenen zihinde tetiklenen kaygı, kadere ve mutlak hakikate iman etmeyen bedbahtlar için ciddi bir ruhsal çöküş vesilesi iken; De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez fermanına sığınan mümin için, hikayenin sonunu görememenin verdiği o fani endişe süratle asil bir sakinliğe tebdil olur; çünkü o, hikayeyi yani kaderi en güzel şekilde yazan ezeli ve ebedi Sultan’a iman etmiştir. Bu sebeple beşeri münasebetlerin bilinmezlik dehlizlerinde zihni çok fazla yorup muhasebeler içinde boğulmamak, daha iyisi, daha mükemmeli vardır kaygısıyla ömrü israf etmek yerine fıtratın önümüze çıkardığı o ilk saf papatyayı, o ilk gülü #305500780 rıza ile kabul etmek gerekir; aksi takdirde narsistik bir mükemmelliyetçilik girdabına kapılmak, insanı
Duygu ve Düşünce
Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat.Yıllardır bozbulanık suları yudumladım, Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları, Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.Hasretin alev alev içime bir an düştü, Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü, Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde, Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü.İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin, Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla, Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin, Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla, Evlerin arasına dikilir yeşil bayrak, Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak.Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım, Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı, Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım.Yağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştü, Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü, Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe, Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü.Bir güzide mektuptur, çağların ötesinden, Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına, Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden, Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına, Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin, Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin.Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım, Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamış mazide, Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım.Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü, Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü, Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin,
Bırakın güzellemeler yapmayı, sol yanı çürüdü dünyanın. Güzellemeler yaptığınız ebedi metinler bizim oyuncağımız olmadan önce kendini imha etti, onlar artık zamana yazılmıyor, kağıda yazıılıyor. Bu bir manifesto değil, gòrdüğünüz ama mutluluk adina feda ettiğiniz şeyler. Mutlu olun, ama mutsuzluķ kadar öksüz kalmayın