Ayşe yıldız

"Elin bereketli, dilin hep tatlı olsun. İhsanın, ikramın hep bol olsun. Gittiğin ev nur, kaldığın ev şen olsun. Hayır beri gelsin, şer uzak dursun. Özün sözün bir, bahtın hep açık olsun.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaratıcı hamuru kadının, çamuru ise erkeğin eline vermişti. Kadın, insanı doğurur ve hamur karar gibi şefkatle yoğururdu. Erkek ise çamuru karar yoğururdu. Kadın, toplumun iç ahengini oluşturur köprüler inşa eder, çeşmeler akıtırdı. Erkek ise yollar yapar, köprüler kurar, binalar inşa ederdi.
Ancak Âişe de bir beşerdi. Şaşmak ve şaşırmak onun da kaderiydi.
Kimi zaman "Âişe'm,” anlamına gelen Âyiş derdi. Âyiş hayatı dolu dolu yaşayan demekti. Sevinci, hüznü, kederi gamı mutluluğu coşkuyla yaşayan anlamına bir lakaptı.
Ya Rab ! Sen ki Fert'sin ve Ferit'sin. Teksin eşin benzerin yok. Her varlığın ihtiyacını anında karşılayansın. Varlığı nefeslendiren, hepsini bilip tek başına yöneten Kadir'sin. Acının ardından ferahlık gönderen Sensin. Solmuş kurumuş tabiata baharda hayat veren Sensin. Geceyi gündüze tebdil eden, güneşi doğduran, balçığa hayat sunan, güle o kokuyu ve o ahengi bahşeden Sensin! Gül bahçende beni yeniden yeşert. Nurunun aydınlığında yeniden dirilt. Bin parça olmuş ayinemi yeniden toparla. Kudretinle ayağa kaldır Ya Kayyum! Baharı gönder bana. Yeni baştan var et. Hayat neşenle dirilt beni. Gecemi bitir ve sabahınla aydınlat. Tut ellerimden Ya Rab!”