eberka

'Arzu,düşüncenin babasidir' şiarini 'Korku,olayın anasidir' şeklinde çevirebiliriz,ironik olarak tıpkı korkunun korkulan şeyi getirmesi gibi zoraki bir niyet de insanın kuvvetle arzuladığıni imkansız kılar.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam
Sevilme ihtiyacı karanlık bir kuyudur. Çocuk yaşta açılan ve zamanla giderek derinleşen karanlık bir kuyu... Kuyunun içini doldurmak için yaşam boyu ne gerekiyorsa ve ele ne geçiyorsa fütursuzca fırlatılır o boşluğa. Hayır diyemeyenlerin çoğunun en büyük kaygısıdır sevilmemek. Onlar hep birilerini kaybetmekten, kırmaktan, üzmekten korkarlar ama temelde en büyük korkuları karşısındaki kişi tarafından sevilmeyeceğine şartlanmasıdır. Onun düşüncesine göre hayır dediğinde herkes sırtını dönecektir ona, ulaşılamaz hale gelecekler, iletişimlerini kesecekler, bir daha yüzünü bile görmek istemeyeceklerdir. Sevilmeme ve kabul görmeme korkusu öylesine derindir ki sadece hayır dediği için bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kaygısına kapılır. Bu yüzden ne kadar da zor olsa, yapmayı hiç istemese bile hatta zor durumda kalmayı dahi göze alarak çaresizce evet der. Sizin de hayır diyememek konusundaki en büyük motivasyonunuz sevilme ihtiyacınız olabilir mi acaba?
Heraklitos’un meşhur “Her şey akar” sözü, insanın tabiatına da bir göndermedir. İnsan her an değişir ve gelişir. Duygusal ve ruhsal dünyası da aynı şekilde... Dolayısıyla “Nasıl gelmişse öyle gider” diyemeyiz.Unutmayın ki her şey akar... Hiçbir şey köklü ve kalıcı değildir. Paternlerin esareti bile... İnsan gelişmeye ve büyümeye her daim devam eder.
Thoreau’nun dediği gibi: ‘Kötülüğün yapraklarını kesen her bin kişiye karşılık, ancak bir kişi köküne saldırır.’ Biz de yaşantımızda çok önemli değişiklikler yapmak istiyorsak, o zaman tutum ve davranışlarımızın yapraklarını kesmekten vazgeçerek kökler üzerinde, yani, tutum ve davranışlarımızın kaynağı olan paradigmalar üzerinde çalışmalıyız.”
Zihninizin bir radyoya benzediğini hayal edin, zaman zaman keyifle dinlediğiniz şarkının arasına karışan cızırtılar duyarsınız. Araya karışan bu cızırtılar başka yaşamların sizin frekansınızı kontrol etmeye yönelik davranış ve tutumları olabilir. İçten içe bu sesi kısmaya çalışırsınız ama bu kez de araya bambaşka sesler karışır. İşler kontrolden çıkarsa başka insanların sevdiği ama sizin dinlemekten hiç de keyif almadığınız şarkıları dinleyerek zaman geçirmek zorunda kalabilirsiniz.