Öyle değil mi?
_Dünyanın 7 hârikası •Gör-ebilmek •Duy-abilmek . .Konuş-abilmek •Tad-abilmek • Hissed-ebilmek •Gül-ebilmek • Sev-ebilmek
bencil manifesto
bazı düşler kırıldı içimde kurtulamadığım buruk dalgalar soludum her nefeste durduramadığım öyle geçip gidecek gibi değil de boğazımda bir düğüm yutkunamadığım en azından istediğim kadar düşleyebileceğim özgürlüğü istediğim kadar vakit harcayabileceğim safi düşlerine ebilmek fiili hiç bu kadar işe yaramamıştı sana dair özgürlüklerimin sınırını belirliyor olması beni biraz sinirlendirmiyor değil düş kelimesini neden bu kadar çok kullanıyorum belki de bir göğe düşmeyi düşlüyorumdur birçokları gibi hemencecik geçemiyorum bir andan, bir yerden veya birinden sabırlı olduğum söylenebilir ama takıntılı değilim öyle umarak, güzelliğin birleştirici gücüne inanıyorum polyannacı değilim ama bir polyannanın peşindeyim salkım salkım bakışların, güzde açan bir çiçeğin derdindeyim
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yorgunluk Toplumu
Günümüz toplumu artık Foucault'nun bahsettiği hastaneler, nmarhaneler, hapishaneler, kışlalar ve fabrikalardan oluşan bir disiplin toplumu değil. Bunların yerini çoktan beridir fitness salonları, bürolardan oluşan gökdelenler, bankalar, hayaalanları, alışveriş merkezleri ve gen laboratuvarları aldı. 21. yüzyıl toplumu arnk bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de 'itaatkar özne' değil, performans öznesidir. Bu özneler kendi kendilerinin müteşebbisleridir. Disiplin toplumu bir negativite toplumudur. Yasağın negatifliğiyle belirlenmiştir. Hükmü altında tuttuğu olumsuzluk kipi, -ebilememektir. -Meli/-malı gereklilik kipinin boynuna da negatifin zarureti yapışmıştır. Performans toplumu yakasını negatiften adım adım kurtarır.Denetimin azalmasının artışı negatifliği ortadan kaldırır.Sınırlamaları kaldırılmış --ebilmek, performans toplumunun kipidir. Tasdik etmenin topluluk ismi olan "Y es, we can"(evet yapabiliriz)performans toplumunun pozitif karakterini dile getirir. Yasak, emir veya kaidenin yerini proje, girişim ve motivasyon alır. Disiplin toplumu hala hayır'ın hükmü alnndadır. Disiplin toplumunun negatifliği deliler ve caniler doğurmuştur. Performans toplumuysa depresif ve mağluplar yaratır.
-ebilmek ne mümkün dokunmaksa göğüme, bulut bulut sorulara
Tam ortasındayım yağmurun Karın soğuğun Ortasındayım Nasıl da paylaşıyor insan isterse Nasıl da birmiş meğer hasretler Nasıl da mecburmuşuz Sabretmeye, sevmeye, öğrenmeye Tam ortasındayım yolun Koşunun ortasındayım Tam varıyorum ki hedefe Bir yenisi başlıyor Bu oyun hep aynı, değişmiyor Hala devam hala figan Hem de, bile bile youtu.be/QrhyONxV-64?si=...
Müzik
"Bazı şeyler var; konuşarak anlatamıyorsun, yazarak anlatamıyorsun, bakışarak anlatamıyorsun. Öyle işte anlatamıyorsun ve hayat tükenip bitiyor." demiş İlhan Berk. "Anlatamıyorsun." fiiline dikkat ediniz. Olumluya çevirelim: anlatabiliyorsun. Türkçede yeterlilik fiili -ebilmek şeklinde oluşturulur. Yeterlilik ne demek? Yeterli olma durumudur. Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgidir. Ehliyettir. Görevini yerine getirme gücüdür. Kifayettir. Bir işi yapabilecek yetenekte olmadır. Liyakattır. Yaşadığımız her şey, insanın yeterliliği ve yetersizliğiyle doğrudan ilgilidir. Kimileri kendine yetmiyor ki başkasına yetişsin. Kendini anlamayan, başkasını doğru şekilde nasıl anlayabilir? Kendini sevmeyen, başkasını güzel şekilde nasıl sevebilir? Mustafa Kutlu, "Hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep böyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur." demiş "Uzun Hikâye" adlı eserinde. Bir saat önce anladığını sanırsın, bir saat sonra anlaşılmadığını düşünürsün. Anlam ve anlamlandırmak, anlamak ve anlaşılmak... Hepsi sırdır. Üstelik kalıcı da değildir. Herkes anlatmak istiyor. Hem de daha çok anlatmak... Herkes anlaşılmak istiyor ama hiç kimse başkasını gerçekten anlamak istemiyor. İşine ve hesabına geldiği şekilde anlaşmak istiyor herkes. Bu bakış açısıyla hiçbir zaman karşılıklı mutlu olunmaz. Geçici mutlulukla oyalanır insan. "Frekansımız tutmuyor veya elektrik alamadım." şeklinde bahanelerimiz hazır. Açık bir şekilde hiç kimse bencil olduğunu söylemiyor ve yazmıyor. Şairimize katılıyorum. Ömür tükeniyor, en iyisi ve doğrusu susmak. İnsanlardan uzak durmak. ✓ Frekansı tutmamak: 1- Bir konuda anlaşamamak. 2- Ortak yönleri olmamak. ✓ Elektrik almak: Etkilenmek, etkisi altında kalmak.
Duygu ve Düşünce
81 ŞEHRİN HİKÂYESİ 1. Adana Bir efsaneye göre Uranüs'ün oğulları Adanus ile Sarus Tarsuslular ile savaşarak şu anki Adana'nın içinde olduğu bölgeyi almışlardır. Uranüs da oğullarını ödüllendirmek için Adanus'un ismini bölgeye, Sarus'un ismini de şu an Seyhan olarak bilinen nehre vermiştir. 2. Adıyaman İki vadi arasında bulunan şehre önceki zamanlarda güzel vadi anlamına gelen Vadi-i Leman deniyordu. Zaman içerisinde söylemde oluşan değişiklikle Vadi-i Leman Adıyaman'a dönüşmüştür. 1.Selim zamanından beri şehre Adıyaman denmektedir. 3. Afyonkarahisar Hisar kelimesi kuşatma anlamına gelmektedir, karahisar ise acılarla, zorluklarla elde edilen yer anlamında kullanılır. Bu bölge de zorluklarla elde edildiği için ilk zamanlarda karahisar olarak anılmaktaymış. Zaten bölgede de inşa edilmiş kaleler vardır. Osmanlı döneminde de bu bölge karahisar olarak biliniyormuş. 1061 yılında bölgede afyon yetiştirilmesi ile karahisar kelimesinin önüne afyon eklenmiş, daha sonrasında yeniden çıkarılmıştır. 2005 yılına kadar da Afyon olarak bilinen şehrin ismine karahisar yeniden getirilmiştir. 4. Ağrı Eskiden ''Karakilise'' ve ''Karaköse'' ismi ile bilinen şehir daha sonrasında Ağrı ismini almıştır. Eskiden pek çok kiliseye ev sahipliği yapan şehirde siyah taşlardan örülmüş bir kilise bulunuyordu. Karakilise ismi ile pek çok yer olduğu için Karaköse daha sonrasında Ağrı ismi kullanıldı. Ağrı ismi de Ağrı Dağı'ndan gelmektedir. Ağrı Dağı'nın ismi de bölgedeki Ararat Dağı'nın zaman içerisinde Aran ve daha sonra Ağrı halini alması ile oluşmuştur. 5. Amasya M.Ö. birinci asırda yaşayan tarihçi Strabon'a göre bölgeyi kuran Amazonların kraliçesi Amasis, şehre Amasis anlamına gelen ''Amaseia'' ismini vermiştir. Yıllarca bu isimle anılan şehir zaman içerisinde Amasya'ya evrilmiştir. 6.