Yaşadığımız, kokladığımız, gördüğümüz, dokunduğumuz her anın bir daha gelmeyeceğini hissettiğimiz anlar o kadar az ki. Yaşamı böylesine özel, böylesine benzersiz kılan şey, her şeyin yalnızca bir kez olması.
Bir memur, sırf hava güzel olduğu ve canı o gün uçurtma uçurmak istediği için işe gitmiyor.. ama bir yandan da, “Acaba bana deli derler mi?” diye tasalanıyor. Ya da sonradan, “ Öyle çılgınca bir şey yaptım ki...” diye anlatıyor olayı. Deliliği, çılgınlığı öylesine basit eylemlere indirgedik ki...