Hiçbir şey tesadüfen meydana gelmez. Her şey bir sebep ve bir zaruret gereği ortaya çıkar... İlahlarin sevdiği tek kişiler adaletsizliğe kin besleyenlerdir.
Üretmek ve bitirip büyütmek, sahiplenmeden büyütmek, hiçbir şey beklemeden davranmak, zorlanmadan yola koyulmak, en yüce fazilet işte budur.
Tao'nun kendisi davranmaz. Oysa her şey onda olup biter. Şayet prensler ve derebeyleri benimseyebilselerdi bunu, dünyanın bütün varlıkları kendiliklerinden değişirlerdi.
Düşüncede, sözde ve harekette birbirine tamamıyla zıt iki kutup vardır. Biri hayat bahşeder, diğeri ölüm getirir. Bu iki ruh, her adamda, her millette birbiriyle kapışır. Bu ikisi ilk insandan başlayarak ta kıyamete kadar çarpışıp durur. İnsanlar dinlesinler ve anlasınlar, çünkü aydınlıkla karanlık arasında yapacakları tercihe bağlıdır onların her iki dünyadaki kaderleri...
Bütün arzularına sırtını dönerek gönlünü bağlamadan, hayat süren, artık "Benim malım" ve "Ben" demeyen insan var ya, işte gerçek barışa eren kişi o olacak. Bhagavad Gita