İnsanın dört evrede yaratılması:
İlk yaratılış, meyve toplamak ve hayvan avlamakla geçinen ve yırtıcı hayvanlarla karşı karşıya bulunan göçebe toplulukların yaratılışıdır.
İkinci yaratılış, ilahların insanı yaratmak için İkinci teşebbüsleridir ve bu gökle suyun yerle evlenmesinden doğar. Bunlar çamurdan yaratılmış varlıklardır. Toprağı işlemeye, seramiği tanımaya, İlk aletleri yapmaya başlarlar. Fakat bu insanların ne anlayışları vardır ne de ibadetleri. O yüzden ilahlar onları suların içinde eritip yok etmek üzere tufanı gönderirler.
Üçüncü yaratılış, orman insanlarının yaratılışıdır. Bunlar tarımı bilirler. Topluluk oluştururlar ve çalışmalarının ritmi göğün mevsimlerin göre düzenlenmiştir. Çünkü bir takvim yapabilecek kadar yıldızların hareketlerini bilirler. Fakat ibadet edip kurban keserek yaratılış nimetine şükretmesini bilmezler. O yuzden de jaguarlar ile kartallar onları parçalarlar.
Dördüncü yaratılış: İnsanî ilahi öze iştirak ettiren medeniyetin yaratıcı gücü mısır insanının yaratılışıdır bu. Mısırın çimlenmesi, insan hayatının filizlenmesini sembolize eden bir sırdır. Nitekim tohum ölür, bitki ölür, tıpkı İnsanın ölerek bir başka hayata başlaması gibi. Sembolü yeşim taşı olan olgun taneli mısır koçanı insanın kanını besler, böylece İnsanın ilahi özü, ilahlara neler borçlu olduğunun bilincine varır.