~Zulüm altında olan tüm mazlumlar için gelsin~
UYAN ARTIK YİĞİDİM Istırâbdır yiğidim azığımız, hicrandır Mirasımız mahkûmdur, mahzundur, perişandır Gene de ye’se düşme yiğidim; imtihandır Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı. Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor Bin yüzlü Ebrehe’ ler, kara filler geliyor Şimdi devran değişti; ebâbiller geliyor İbrahim bahçesinden taze güller geliyor Âlemde, duyulacak kutlu bir âvaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Çöküyor sırtımızda yükselen vahşi duvar Heykeller kırılıyor; dökülüyor mumyalar Toprağın sinesinde umut var, heyecan var Okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar. Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Gözlerin âyet âyet büyüyen bir bebektir Ellerin sokaklarda uçuşan kelebektir Sana rehberlik eden ne cindir, ne melektir O bir İnsan-ı Kâmil, mücella bir dilektir
Şiir
fil suresinde verilen mesajlar
Fil Suresi 1. Rabbin fil sahiplerine neler etti görmedin mi? (Ebrehe ve ordusuna) 2. Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? (Kâbe’yi yıkmak) 3. Onların üstüne sürü sürü kuşlar gönderdi. (Ebabil kuşları) 4. O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.
1000Kitap
Reklam
Hiç söylenmemiş sözler söylemeli.. El değmemiş,duru sözler sevdiğim için.. Sevdiğim.. Şehir giysilerini kıskanır Ve bu yüzden bürünür geceye Güneş gözlerinden beslenir Ve saçlarını kollar görmek için... Sensizken, şehrin boş meydanlarında yürüdüm Kalın puntolarla İri laflar ettim, Öfkemi saldım, İri dişli postallar üzerine... Sevdiğim.. Vera.. hangi çocuğu okşadın..? ellerinde gülden kokular, dilinde aşk nağmeleri Söylesene Vera, Hangi çocuğun adını andın..? Sahi Vera, En son ne zaman görmüştük Sena'yı Hatırlasana deli kız sana emanet etmiştik o bombaları Sevdiğim..!
Şiir
Nurullah Genç, en sevdiğim şiirlerinden bir parça :)
Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor Bin yüzlü Ebrehe’ ler, kara filler geliyor Şimdi devran değişti; ebâbiller geliyor İbrahim bahçesinden taze güller geliyor Âlemde, duyulacak kutlu bir âvaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.
Şiir
PİRE'NİN DERDİ AHMED'İ NİYE GERDİ?!.
(...) Evet. Bugün "virüs" mevzuuna dokunacağız. Okuduktan sonra ellerinizi falan yıkamanıza gerek yok ama. Sakın. Zahmet buyurmayın. Zîra bizim dokunuşumuzla bulaşan virüs yok. En azından biyolojik olarak vak'a böyle. Biyolojik olmayan virüslerse bahsimizden hariçtir. Onlara yazımızda yer vermeyeceğiz ki size bulaşsınlar. Ancak yine de dikkatli olun. Ben de hastalığının farkında olmayan bir taşıyıcı çıkabilirim. Âhir zamanda fikrî/zikrî hastalıksız Mü'min bulmak kolay iş değildir. Hele ben nefsimi temize hiç çıkarmam. Şöyle bir yerden alayım: Virüslerin tabiatını biyoloji derslerinde öğrenmiştik ilk. Lisedeydik. O zaman da çok ilginç gelmişti. Hâlen de ilgim sürüyor. Zaten köftehor da bizi hiç rahat bırakmıyor. Sözgelimi: En son golünü 72 millet bir olduk da kalemizden çıkaramadık hâlâ. Covid 19 canım. Nam-ı diğerle Korona. Ondan bahsediyorum. Kulak misafiri olduğum bir esnafın tabiriyle de "Cavid abi." Cavid abi esnafın işlerini mahvetti. Sadece esnafın mı? Aslında bütün devletlere bir şok yaşattı. Hiç hesapta olmayan bir fırtınaydı. Salgından üç ay önce kimse böyle bir sürecin dünyanın başından geçebileceğine inanmazdı. Ama geldi. Hattâ yatıya da kaldı. İnşaallah geçecek. Kadîr-i Zülcelâlin kudretine küçücük bir ayna oldu kendisi hem de. Hak Teâlâ, nasıl Nemrud'u bir sineğe devirtti, koca koca süpergüçleri de bir Cavid abiyle sarstı. Titretti. **Virüslerin enteresan bir özelliği vardır. Meraklıları bilirler. Onlar biyoloji âleminin "güdümlü füzeleri"dirler. Rızıkları olarak tâyin edilmiş tek bir hücre tipolojisiyle ilgilenirler. Başkasını yemezler. Meselâ: Hiv virüsü akyuvarlara saldırır. Zaten biyologlar derler ki: Aslında öldüren AIDS değildir. AIDS sadece ortam hazırlar. Bağışıklık sistemini çökertir. Ondan sonra basit bir soğuk algınlığı dahi hastayı
Tefekkürât
Ramazan-ı şerif
1.gün : Fil Yılında Gelen Rahmet Peygamber Efendimiz (sav) , Kâbe'yi yıkmaya gelen Ebrehe ordusunun helak edildiği Fil Yılı'nda doğdu. Bu, onun gelişinin Allah tarafından korunduğunu gösteren bir işaretti. Allah büyük görev vereceği kulunu daha doğmadan korur. 2.gün : Yetim Bir Çocuğun Hikmeti Efendimiz daha doğmadan babasını kaybetti. Yetim büyümesi, kalbinin merhametle dolmasına vesile oldu. Yaşanan eksiklikler, insanı başkalarının acısını anlamaya hazırlar. 3.gün Annesiz Kalmanın Sırrı 6 yaşında annesini kaybetti. Bu yalnızlık, onun yalnızca Allah'a dayanmayı öğrenmesine sebep oldu. Gerçek dayanılacak güç yalnız Allah'tır. 4. gün Dedesi Abdülmuttalib'in Sevgisi Dedesi onu yanından ayırmaz, Kâbe'de özel yere oturturdu. Herkes bu çocuğun farklı olduğunu hissederdi.
Reklam
Reklam