Hele o canavar dedikleri fil yok mu Kabe’yi görünce birden yere çökü verdi ebrehe ve adamları ne kadar çabaladılar sağda bir adım ileri gitmedi. Ayağa kalktıkça yönünü ters istikamete dönüp uzaklaşıyor ama Mekke’ye doğru döndürüldügünde yere çöküp kımıldamıyordu.
Alıntı
Allah savaş istediğinde, O'nun seçtiği araçlar bizi hayrete düşürür! Bir delikanlı bir kralı helak eder! Su bir kavmi boğar! Deniz bir orduyu yok eder! Bir sivrisinek Nemrûd'u zelil eder! Yeryüzü Kârûn'u yutar! Yağmur zorbaları mağlup eder! Küçük kuşlar Ebrehe'yi ezer! ​Bir kelime kâfidir. O, bir şeye "ol" demesiyle yaratır; olması emredilen olur. Bu güçlü olan, senin hüznünü helak etmeye kadirdir. Orduları dağıtan, umutsuzluğunu dağıtmaya kadirdir. Tağutu ve fil ordusunu geri çeviren, senin acını dindirmeye de kadirdir.
Sayfa 166 - Nida yayınları
1000Kitap
Reklam
O gün Ebrehe'nin bir fil kadar ahmak olduğuna karar verdim. Sen kim oluyorsun da Allah'ın evine saldırıyorsun,behey fil akıllı!?..
Sayfa 76·Kitabı okudu
Kureyş Suresi
Bazen musibetler, arkasından faydayla gelebilir; ebrehe ve ordusu bir musibetti, o musibet; Kabe’nin daha değerli, Mekkelilerin de daha saygın hale gelmesine vesile oldu… 
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Yüzük
Bu yüzük, dervişlerin donmuş çile ilâhisidir. yontulmuştur. Bu yüzük, ruhlarda damıtılmış ayinlerden Dervişler, onu gagalarında taşıyan ebabil kuşlarıdır, Ebrehe'nin fillerini yok etmek için. Bilirler ki, o, Hacer-i Esved'in gönle vurmuş gölgesidir.
Sayfa 34 - Diriliş yayınları 11.Baskı
Alıntı
Ölümden korkma. Olması gereken, günü gelince elbette olur. Musibetler karşısında telaşa kapılma. Allah tarafından vazifelendirildiği için gelir, görevi bittiği saniyede yok olup gitmek zorunda kalır. Rızkın için telaşlanma; zira seni yaratan onu senin için önceden belirlemiştir. Gelecek kaygısı taşıma. Seni gelecekte yaşatmaya kim karar vermişse, gerekli ihtiyaçlarını gidermek de O'nun sorumluluğundadır. Hayal ve hedeflerin için fanilerin peşinden beyhude koşma. Bütün kâinatı idare eden Tek'tir. Bütün sorunların çözümü O'ndadır. Seni korkutan her şeyin dizgini O'nun elindedir. Ebrehe'nin orduları Kâbe'ye saldırmaya niyetlenmişken, Peygamberimizin (sav) dedesi Abdulmuttalib, "Ben develerimi isterim, Kâbeyiyse sahibi düşünür" diyerek ayrılır oradan. Sahibi de Kâbe'yi ebabil kuşlarıyla korur. Kâbe nasıl Allah'a aitse; aidiyet bağlamında sen de Allah'a aitsin. Sufilerden bazıları "Benden bana ne!" demişlerdir. Varlığının korunması ve sana ait gibi görünen şeylerin muhafazasında "Benden bana ne!" diyerek rahatlamalı; Allah'ın çok iyi korunan ve bakılan mülkleri arasındaki yerini hatırlayarak ilahi aidiyetin sırrına ermelisin. İlahi aidiyet, insanın emek vermeden sahip olduğu tek gerçek sermayedir.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Reklam
Reklam