Tanzimat döneminde yazılmış olan Şemsettin Sami'nin "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat" romanı Türk edebiyatında batılı anlamda yazılmış ilk roman olma özelliğini taşımaktadır.
Konusu oldukça dramatik olan eser, dönemin toplum yapısını, yaşantısını, görücü usulü evliliğin yanlışlığını anlatmaktadır. Romanda; Talat ve Fitnat'ın imkansız aşkını okurken aynı zamanda dönemin düşünce yapısına karşı yazar tarafından yapılan eleştiriler, biz okuyuculara sunulmuştur.
Romana baktığımız zaman, Tanzimat dönemi eserlerde başlayan "babasızlık" figürünün bu eserde de olduğunu görmekteyiz. Babasız büyüyen çocuklar, erken yaşta hayata atılmak ve ailesine bakmak zorundadır ve annesi tarafından yönetilir. Daha 6 yaşında babasını kaybeden Talat da annesi ve dadısı ile yaşamaktadır. Babasızlığın zorluğundan dolayı erken yaşta çalışma hayatına atılmış ve memurluk yapmakta olan Talat, bir gün tütün almaya girdiği dükkanın karşısındaki evin cumbasında gördüğü kıza yani Fitnat'a gönlünü kaptırır. Fitnat ise üvey babasının 'namus' kisvesi altında dışarı çıkamayan ve evde hapis hayatı yaşayan bir genç kızdır. Romanda iki aşığın başından geçen olaylar ve Fitnat'ın yaşadığı görücü usulü evlilik ile hayatlarının mahvolması anlatılmaktadır.
Şemsettin Sami'nin "Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat" romanı sizi başından sonuna kadar içine çekecek bir eser. Üstelik romanın sonlarına doğru çok büyük bir trajedi yer almaktadır. Bu güzide eseri okumadıysanız mutlaka okumalısınız.