Boşlukta karanlığın arasında ölü tüyler gibi karlar savruluyor, fakat nereye gittiği, nereye düştüğü belli olmuyordu. Sanki orada, havanın o karartılı köşesinde dağıldıkları yerde kayboluyorlar, her doğup ölen ve nereden geldiği, nereye gittiği bilinmeyen varlıklar gibi bir anda gizli bir elden düşüyor ve bilinmez nerede eriyor, ölüyorlardı.
Hangi yarın, aklın sancılı basamaklarından bulutlara giden bir merdiven inşa edebilir?
Hangi yarın, kendi kendine konuşan insanların gerçek akıl sahipleri olduğunu tescil edebilir?