Serinin diğer kitapları gibi bu da gayet güzeldi fakat beni en çok sinir eden bu kitaptı sanırsam. Olaylar çok yavaş gelişti, bu da beni çok sabırsızlandırdı. İlk 200. sayfaya gelene kadar yavaş okudum fakat son 400 sayfayı sabırsızlıktan bir günde bitirdim.
(spoiler) Bilinçsiz Jace nedense hoşuma gitti, çok yumuşak ve tatlıydı. [Yine de bizim Jace'i tercih ederim:)] Clary'nin o anda Jace'e kılıcı saplaması acayip hoşuma gitti; o anda yapılacak en iyi şey oydu bence, çok da cesurcaydı. Clary'nin karakter gelişimi müthiş, sonunda bir gölge avcısı olduğunu söyleyebiliriz. Alec ve Magnus'un arasındakiler beni üzdü keşke Alec Magnus'a biraz daha güvenebilseydi. Clary ile Jace'in sonunda bir arada olduğuna mutluyum.
İlk defa sonraki kitapta ne olacağına dair hiç bir fikrim yok, kitap şuanlık her şey yolundaymış gibi bitti biraz, Sebastian'ın ne yapacağını çok merak ediyorum.
Bir de aklımı kurcalayan bir şeyden bahsetmek istiyorum. Clary ve Jace'in fazladan melek kanına sahip olduğunu biliyoruz, fakat bu onları öyle o kadar da melek yapmıyor, yanlış yaptıkları şeyler de var doğru yaptıkları da, kısacası hâlâ insanlar. Peki o zaman neden Sebastian kanındaki bir parça iblis kanıyla tamamen insan duygularından yoksun? Kitap boyunca en azından birazcık da olsa insan gibi olabilidiğini bize ve Clary'e kanıtlamasını bekledim fakat kitabın sonlarında o Sebastian ile Clary arasında yaşanan o iğrenç şeylerden sonra asla böyle bir şey olmayacağını anladım. Bana saçma geliyor. Dizide yine kötü olan fakat sevgiye muhtaç olan Jonathan çok kötü anlatılmış olmasına rağmen daha mantıklıydı. Tabii dizide Jonathan'ın ölümü gerçekten çok saçmaydı ve kötü yazılmıştı, kitapta sonu nasıl olacak hiç bir fikrim yok. Yani demek istediğim, Sebastian ve Sebastian'ın Clary ile ilişkisi o kadar çok