Bunları düşündüğünü fark edince de sıkıldı ve gene hayatında eğlenceli, heyecanlı bir şeyler olsun istedi. Böyle şeyler olmasın, yalnızca böyle şeylerin, eğlencenin, heyecanın ve mutluluğun beklenişi olsun, buna da razıydı. Belki zamanın tıkır tıkır saat gibi akıtıldığı bu bekleyişi beklenenin kendisinden de güzeldi, ama insan hiçbir şey olmadan da bekliyor gibi yapamazdı ki. Şimdi de bekliyordu işte. Susuyor ve birisinin konuşmasını, güzel ve hoş bir şey söylemesini ve bir de birazdan ahçı Nuri'nin getireceği portakallı ekmek kadayıfını bekliyordu.
Çok şey yapmak istiyorum. Azla yetinmek istemiyorum. Bilmem anlatabiliyor muyum? Benim hırsım belirli bir şeye karşı duyulan hırs değil! Her şeye karşı hırslıyım. Bütün o şeyi... hayatı, önüme gelen her şeyi ele geçirmek istiyorum!
Hayat nedir? Fuat'a bu soru abestir dedim . Abestir, abestir... İnsan bunu niye sormalı? Kitap okuyanlar, akılları karışanlar sorar! Zeynep teyze hiç soruyor mu? Yaşıyor.