Dünyada hiçbir şey yoktu ki, karşıtı kadar güzel, karşıtı kadar arzu edilmeye değer nitelik taşımasın, karşıtı kadar mutluluk bağışlamasın insana. Yeter ki insan evrenin boşluğunda tek başına süzülüp durabilsin... Yaşamak mutluluk, ölmek mutluluktu. Dışarıdan gelecek bir huzur söz konusu değildi insan için; gömütlükte bir huzur, Tanrı'da bir huzur söz konusu değildi. Doğumların o başı sonu olmayan zincirini, Tanrı nefeslerinin o sonsuz dizisini kesip koparabilecek hiçbir büyü yoktu. Buna karşılık bir başka huzur vardı ki, insanın kendi içindeydi. Ve şöyleydi adı: Kendini düşünmeye bırak! Karşı koyma! Öl seve seve! Yaşa seve seve!