Şartlar sadece dürüst kalmayı kıymet addedenle muvacehesinde ağırdı. Şehre hareket getiren asıl çokluk yüksek ideallerden yüz çevirmekle şehrin iğrenç kalabalığını oluşturma rahatlığını yakaladı.
Lâfın ortaya çıkışı vardır ve ortalıkta dolaştırılana lâf denir. Lâf hep orta malıdır. Haluki sözün daima sahibi vardır. Meselâ, kem söz sahibine aittir. Erkek sözü vardır. Lâf etmek erkeğe yakışmaz. Yani söz başka şey, lâf bambaşka bir şeydir. Söz kasıtlı ve iradî, lâf hesaplı ve itibârîdîr. Söz verilir, söz alınır; ama lâf anlatılır, lâf dinlenilir. Fark edilmelidir ki, lâf dinlemekten bir şey, söz dinlemekten başka bir şey anlarız. Eğer lâf dinlersen muteber olanı öğrenmiş olursun ve öte yandan, ne zaman ahlâkî davranmayı öğrendiysen, işte o zaman söz dinlemiş olursun.