Bir ebeveynin çocuğuna verebileceği en büyük hediye, ona her koşulda ayağa kalkabilecek gücü kendinde bulabilme yetisini kazandırmaktır. İşte bu yılmazlıktır. Böyle yetişen biri ne yaşarsa yaşasın, "Her şerde bir hayır vardır," diyebilir ve artık o seviyedeki sorunları rahatlıkla atlatır.
Yılmazlık, azim, bırakmama, direnç... Kendine inanma, "yapabilirim" duygusu önemlidir. İddia ediyorum ki; zamana karşı durabilen ve insanlık için, bilim için büyük atılım diyebileceğim her hikâyenin arkasında yatan temel faktörlerden biri mutlaka bu çıkacaktır. Çünkü kolay olanı herkes yapar.
Fevkalade önemli bir konu bu. Sorumluluğun temelinde; kişinin kendini bir ekibin parçası olarak görme durumu vardır. Bu ekibin devam edebilmesi için, hayatta kalabilmesi için, güçlü olabilmesi için kişinin bir şeyler yapması şarttır. Her birimizin üzerine düşen görevler vardır. Ama esas önemli olan; yaptıklarımızı neden, hangi niyet yaptığınızı anlamaktır.