Bir milleti ortadan kaldırmak, dağıtmak, yok etmek için o milleti savaş meydanlarına çekmeye, üzerine bombalar yağdırmaya gerek yok. O milletin dilini bozmak, dini inancını sarsmak, tarih şuurunu yok etmek, geleneklerini ve göreneklerini unutturmak kafi! 20.yüzyıl, kültür savaşlarının planladığı, ele alındığı, uygulamaya konulduğu bir yüzyıl oldu. 21.yüzyılda da kültür savaşları devam edecek.
Evvela millet, bir coğrafya üzerinde yaşar. Bu coğrafyaya biz, vatan diyoruz. Alelade bir coğrafyayı yani bir toprak parçasını zamanla vatan haline getirenler, o coğrafya üzerinde yaşayan insanlardır. İnsanlar, yaşadıkları topraklara hakim olmaya başlayınca, yani kendilerine has mimari eserleriyle üzerinde yaşadıkları toprakları güzelleştirmeye koyulunca coğrafya manalanmaya, vatan olmaya başlar.
" Hayatta en hakiki mürşit ilimse " Türkçede ilmin sözüne neden önem verilmiyor? Bin yıllık kelimeleri dilimizden söküp atmak, yerlerine daha dar anlamlı veya farklı kelimeler sokuşturmak hangi ilmi görüşe sığar acaba?"