Ebru80

Ebru80
@ebrulineseli
Homo dolorist
Puan vermedi·198 syf.··
2023 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2023 14:28
“Yaşam önceden belirlenmiş, ezberlenmiş bir biçim değil” Kendini, hayatta yolunu yönünü kaybetmiş kazazede bir denizci olarak tanıtan, aslında bir sürgün olan kahramanımızın, ansızın kendini dağ başında köy çocuklarına öğretmenlik yapıyor olarak bulmasıyla başlayan hikaye, yazara ve okuyucuya bu hikaye üzerinden pek çok şey anlatmaktadır. “Yolcu yolunu bir gün yitirirsen artık eski yolunu bulmaya çalışma yeni bir yol ara kendine” satırlarından anlaşıldığı üzere, sürgün denizcimiz her ne kadar yolunu yitirip yeni bir yol arasada aslında izini sürdüğü kendisidir. “ Senin evin burada diye sen buralı mısın? “ sözü ile içinde bulunduğu topluma ve kendine yabancılaşan ve içindeki boşluğu, yalnızlığı hikaye üzerinden anlatan yazar, ait olamayan varoluşsal kaygılar yaşayan insanların duygu ve düşüncelerine tercüman olmaktadır. Yalnızlığının boşluklarında kaybolmuş kahramanımız eski yaşamındaki dostları tarafından anlaşılamamış kendinden kaçmakla suçlanmıştır. Oysa o kendisinden kaçmıyor kendini arıyordur. Şiirsel sade bir hikaye üzerinden ölüm, yalnızlık, kendini aramak, anlaşılmak, çaresizlik, boyun eğiş ve umut gibi kavramları işleyen kitap, okunmaya ve üzerine düşünmeye değer bir eser.
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 201713,9bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·152 syf.··
2022 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2022 20:53
Bir Brahman oğlu olan Siddharta’nın kendi Ben’ini aramak için çıktığı yolda yaşadığı dönüşümleri anlatan bu kitap yaşam döngüsünde kendini yada hayatının anlamını arayanlara bir rehber niteliğinde diyebilirim. Hayatın bir anlamdan yoksun oluşunu, hayatın anlamının hayatın tam da kendisinin oluşunu pekiştirdiğim, varoluşsal sancılar olan yalnızlık, yaşlanma, ölüm,ve özgürlük olgularıyla yüzleşip bakış açımı zenginleştirdiğim, sevginin önemini tekrar anladığım, zamansızlığı, dönüşüm ve değişimin güzelliğini, çocuk insanları, nefisi, acıyı, hazzı, günahı, insanların zaaflarını derinlemesine düşündüğüm bir zaman geçirdim okuma saatlerimde… Düşünen her insanın belli bir öğretiye öğretmene bağlı kalmadan, kendi yolunu ancak kendi çizebileceğini, içinde ki cevhere, bedensel zihinsel ve ruhsal birlikteliğine ulaşabileceğini anlatan güzel ve okunmaya değer bir kitap.Teşekkürler Herman Hesse!
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 201346,9bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2022 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2022 17:38
Benim için geç kalmış bir tanışıklıktı Saik Faik! İlk kitabını (Semaver) okuduğum zaman tanıştığımıza memnun oldum demiştim, Son kuşları okuduğum zaman da iyi ki tanışmışız iyi ki varsın dedim. Ne de olsa geç hiçten iyiydi. Sait Faik büyük bir kurgu ile büyük manzaralar çizen bir ressam değildi. İçerisinde güneş ışıklarının bir gölgeleyip bir aydınlattığı dağların, ağaçların, evlerin bulunduğu, renk renk çiçeklerin açtığı, çeşit çeşit hayvanların oynaştığı, nehirde küçük bir kayığın üzerinde uzunca bir adamın balık tuttuğu o büyük resimin ressamı olmayı seçmedi. O büyük resimde flu ve uzaktan görünen balıkçı teknesine mercek tutup, bize balıkçının hikayesini anlatan ressamdı. Büyük resimi tamamlayan, ancak gözden kaçan detaylarda gizliydi onun marifeti..: Hayata benzeyen büyük resmin karelerine tek tek mercek tutup bizlere hallerin kapısını kendi tarzıyla aralayan “Son Kuşlar” okunmaya değer️
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2022 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2022 16:33
Kitaba başlar başlamaz Martin Eden karakterindeki parlak ışık ve gücün etkisi altına girdim.( Her ne kadar karakterindeki bu parlak ışığın ileride onun yaşamın parlak ışığına tahammül edememesine neden olsada…) Burujuva sınıfından bir kadına olan aşkını yaşam itkisi haline getirip kendini gerçekleştirme yolunda insanüstü çaba gösteren Martin, bizlere vazgeçmemeyi, kendine inanmayı, azmi göstermektedir. Kendi alt sınıfından çıkıp idealize ettiği aşkı Ruth’a ulaşmanın tek yolu kitaplar, bilgi ve yaratıcılıktır. Rulth onun yaşam kıvılcımıdır. Martin yazar olma yolunda, zamanla bireyselciliği her türlü idealizmden üstün tutarak, sürülerin inandığı peşinden gittiği herhangi bir zümrenin, düşüncenin, ideolojinin kölesi olmamış, kendi dünyasının kralı olmuştur. Okuyup geliştikçe zihnini kimsenin kalıba sokmasına izin vermeyen özgür bir bireye dönüşecektir. Acaba prangalarından kurtulmuş özgür, yaratıcı, kalıplara sığmayan bir beyin ne kadar mutlu olabilir? Hayatı nasıl algılar? İnsan ilişkilerine nasıl bakar? Aşkı, sevgiyi,dostluğu, parayı yoksulluğu ve burjuvaziyi nasıl tanımlar? İşte Martin Eden’in dünyasından, onun gözlerinden bunu iliklerinize kadar hissetmek mümkün! Değişim ve dönüşümün sancılarını hissettiğim ve kitap bitince bu parlak aykırı karakterden ayrı kalacak olmanın burukluğu ile üzülerek kitaba veda ettim diyebilirim.Sonu da beklediğim gibi oldu, çok bilmenin ve düşünmenin kimseyi mutlu etmediğini şimdiye kadar çoktan öğrendik:) Cehalet mutluluktur cicim İyi ki okumuşum sizlere de iyi okumalar diliyorum!
Martin Eden
Martin Eden
Jack London
Jack London
Martin EdenJack London · İthaki Yayınları · 2017134,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2022 00:02
Kadının kurgulanmış yaşamı ile gerçek yaşamı arasındaki uçurumu gözler önüne seren İngiliz yazar Virginia Woolf aynı zamanda feminizmin ne demek olduğunu doğru bir biçimde anlamak isteyenlere rehber olmuştur. Gerçek yaşamda özgür olmayan değer görmeyen kadının, pek çok sanat eserine şiire ve romana konu olarak değer görmesindeki tutarsızlığa ışık tutan yazar 1600’lü yıllardan 1900’lü yıllara kadar pek çok yazarı okuyup inceleyerek kitabında bu araştırmalara yer vermiştir. Geçmişten günümüze kadar kadının gerçek yaşamda kendine ait bir gelirinin olmaması, erkekler ile eşit şartlara sahip olamaması, görülüp duyulmaması, namus algısının baskısı, kendini kendi gözleriyle değil toplumun ve eril dünyanın gözleriyle görmesi, eğitim hakkının elinden alınması ve bu eşitsizlik sonucu sanatta, bilimde, felsefede, edebiyatta, şiirde, müzikte resimde erkekler gibi yer alamayan kadın cinsiyetinin, eril beyinler ve ataerkil düşünce tarafından ezilip aşağılanmasını irdeleyen, şimdiye dek okumadığım için yine bir geç kalmışlık olarak iç çektiğim güzel bir kitap! Ayrıca o dönemde bunları düşünen ve kaleme alan Virginia Woolf’a da hayran kalmamak elde değil. Zamanının ötesinde, farkında, düşünen bir zihne sahip zeki, harika bir kadın!
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,1bin okunma