Günün birinde bir erkek kalbinin çölünde bir serap gördüm.
Serap yağmur duasına dönüştü zamanla, dua deryaya. Böylece doldurdum kumu balıklarla. Seraptan da duadan da yorulduğum zamanlarda adam döndü bir deniz-mezarlığa. Balıklar çırpınmadan bir anda öldü. Ve gördüm ki ben, yine aynı adamda yeniden icat edebiliyorum suyu, yeniden serap, yeniden derya ve yine dolduruyorum balıklarla bir adamın çölünü. Bütün aşklar budur. Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadinlar bir adamı değil, bir me- zarlığı terk eder. Ne ki ben bütün kadılar gibi değilim. Ben çok küçükten beri sadece kendi ayakkabılarımın üzerindeydim.
Kalbi hiç sıtma görmemiş Ortadoğulu erkek gülümsemesi. Gücünü yumuşak kalpli, sevilmek için hep daha fazlasını yapması gerektiğine inandırılmış kızlarda deneyecek erkeğin gülümsemesi...
Kurtların büyüttüğü kızları
evcilleştirebilirsiniz; ama kitapların büyüttüğü bir
kız, etini cendereye sıkıştırsanız dahi bu dünyaya
uyum sağlamayacaktır.