Ebue

Ebue
10/10
·184 syf.··
2022 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2022 14:45
Issız bir adaya düşsem ve yanıma sadece 5 kitap alabilsem onlardan biri Şeker Portakalı olurdu sanırım. Bu kitapta çocuğun hayatı değildir sadece anlatılan. Çok çocuklu fakir ailelerde gelişen iletişimsizlik ve bu iletişimsizlik içinde her şeyle, şeker portakalı fidanıyla bile, iletişim kurabilen bir çocuğun dünyasıdır anlatılan. Dayak sahnelerinde dehşete düşersiniz ama dayak atanı yargılamaya bile gönlünüz el vermez, çünkü Zeze bize o kadar çıplak anlatmıştır ki ailesinin her bireyini, her karaktere ayrı empati duyarsınız. Sonunda Zeze'nin bulunduğu dünyayı anlarsınız. Ne mi olur anlayınca? Bundan sonraki hayatınızda bir ırkçı, bir kindar olmazsınız. Zeze, size ezenler ve ezilenlerin dünyasında, kafanızın içine bir şeker portakalı ekmiştir artık. Bu kitaptan çıkarılacak önemli bir ders daha vardır bana göre. Zeze bize bu hayatta nasıl üzülmeden yaşamamız gerektiğine dair büyük bir sır verir: Sevgin ne kadar büyük olursa olsun , onu tek bir şeyi sevmek için kullanmayın. Bölüştürün, mümkün olduğu kadar parçalara ayırın.Az sevin ama çok şeyi sevin. Zeze gibi yaparsanız, tüm kalbiniz tek parça olursa kaybettiğinizde onun gibi olursunuz. Çünkü hayatın en gereksiz ama istisnasiz kuralı ya sevdiğin şeyi ya sevgini kaybetmektir. Gerçekten öyle değil mi? Hangimiz bütün sevgimizi verip, onun hiçliğe gidişini acı çekerek izlemedik ki? "Kimseden bir şey beklemiyordum, böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyordum."
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sevginin her zaman mantıklı olmadığını öğrendim. Sevgi bize çok aptalca şeyler yaptırabilir ama biz yine de onun peşinden gideriz.
8/10
·80 syf.··
2022 12. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 15:51
Rusların yenilgisiyle biten 1905 Rus-Japon savaşının etkisiyle yazılmış ve kabaca savaşın insan psikolojisini nasıl yıkıma uğrattığını anlatıyor. Kitabın belli bir kurgusal düzeni yok, roman ya da öykü denemez pek, el yazması ya da günlük parçalarından oluşuyor, arada kopuk birkaç kısım da var. Kitapta mekan ya da olay tasvirleri de pek yok, yazar daha çok insanların nasıl deliliğe sürüklendiklerini, nasıl cinnetin eşiğine geldiklerini anlatmış. Bunu da oldukça sert bir dille yapmış. Okuduğum savaş temalı eserler arasında en karanlık olanlarından biridir sanırım. Yer yer rahatsız edici, hatta ki bence yazarın amacı da bu, en azından okurken ben öyle hissettim. Bütününe bakınca çok gerçekçi bir hissiyat verdiğini söyleyemem ama oldukça sarsıcı olmuş. Ve son olarak; “Dünya çıldırdığında böyle gülmeye başlar.”
Edebiyat
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,8bin okunma
9/10
·80 syf.··
2022 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 14:37
Duygusal bir kafayla okunduğunda insanı mahveden bir kitap olmuş. Hele de sevdiğiniz biri varsa ve onu düşünerek okursanız kendinizden geçersiniz. Aşk o kadar güzel anlatılmış ki... Kitabın her cümlesi derin düşüncelere sevk ediyor. Ama ikinci kez aşık kafasıyla değil de ne yazmış ne demek istemiş diye okursanız başka düşünceler gelir. Platonik aşkın, insanı kendi içine çeken ve orada yalnızlaştıran dünyasına kapılıp giden bir kadın görüyoruz. “Ah ne büyük aşk” demeyeceğim çünkü platonik aşk çoğunlukla tek bir kişinin kendi içerisinde yarattığı dünyaya gömülü kalmasıdır. Gerçek bir ilişkide karşınızdaki insanı, sizinle etkileşime geçerken görürsünüz ve ilişki etki-tepki üzerinden ilerler. Platonik aşkın karşısında bir muhatap olmadığı için kişi bu süreçlerden yoksundur ve kafasında bir kişilik yaratmaya başlar ve kendi yarattığı kişiliğe, aşkı yönelttiği kişinin alışkanlıklarını titizlikle takip ederek yakaladığı ipuçlarını da ekler ve aşkını bu şekilde devam ettirir. Bu da pek sağlıklı bir aşk değildir. Bu kadın da sayfalarca sevdiği adama yazdığı mektuplarında bunu göstermiştir. Kadın adama olan aşkından ölecek seviyeye gelmiş ama adamın kadından haberi bile olmamıştır... Pek de hayran bırakmayan, içinde olunmak istenmeyecek bir hikâye.
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Venedik Yayınları · 2019266,7bin okunma
9/10
·400 syf.··
2021 7. kitabı
Yunan mitolojisi ile ilgili okuduğum az sayıda kitaptan en sevdiğim oldu. Bu kadar mistik nesnelerin bezendiği bir kitapta bu kadar duygu yoğunluğu olması garip geldi. Kimi insanlara oldukça saçma gelen metafizik öğeler büyük bir aşkı şahlandırıyor resmen. Gayet ezik, küçük kalmış, hor görülmüş Patroklos'un, onun tam tersi şekilde yetiştirilmiş olan Akhilleus ile yaşadığı aşk, hayat arkadaşlığı ve dostluk ilişkisi kendi dilinden ve iç konuşmalar ile aralar doldurularak anlatılmış. Aslında bütün hikaye Patroklos'un hayatıdır ve Akhilleus'un şarkısı o 'dur. Çünkü Patroklos'un ölümü sonrası yaşanan olaylar silsilesi geçiştirilmiş ve kitap bitirilmiş. Mitolojik bir kitap da olsa insani duygu ve düşüncelerin, iç dünyada gerçekleşen konuşmaların aktarılması ile sanki bir hayat tecrübesi dersi olmuş, zaten gerisi herkesin bildiği meşhur Truva Savaş'ının hikayesi.
Edebiyat
Akhilleus'un ŞarkısıMadeline Miller · Everest Yayınları · 201319,4bin okunma