Büşra

Büşra

, bir kitap okudu
10/10
·190 syf.··
2020 23. kitabı
Fatih Kalkınç
8.9/10 · 72 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·400 syf.··
2020 22. kitabı
Herkese merhabalar. Yaklaşık iki buçuk yıldır kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitaptı Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları. Ama sonunda şeytanın bacağını kırıp okumayı başardım. Neden bu kadar uzun süredir okumadığımı merak edebilirsiniz. Şöyle ki: Ben bu kitabı aldıktan kısa bir süre sonra yanlışlıkla bir booktuberın yorumunu izledim. Kitabın klasik fantastik kitaplar gibi olduğunu ve pek etkilenmediğini söylemişti. Tabii bu yorumu duyunca bende bir ön yargıdır oluştu ki sormayın... Bu sebeple uzun bir süre kitabı okumaya elim gitmedi. Birkaç ay önce isteksizce okumaya çalışmış ama başarısız olup kitabı ilk on sayfada bırakmıştım. İki üç gün önce bu sefer kendimi biraz gazlayarak kitaba başladım ve gördüğünüz üzere kitabı bitirmeyi başardım :) Şimdi yorumuma gelelim. Ama öncesinde konudan spoiler vermeden bahsetmeye çalışacağım. Karakterimiz Jacob, küçüklüğünden beri dedesinden hikayeler dinleyerek büyür. Bu hikayelerde özel yeteneklere sahip çocuklar, canavarlar ve bir de kuş vardır. Ancak Jacob büyüdükçe dedesinin hikayelerinin gerçekliğini sorgulamaya başlar ve biraz daha büyüdüğünde de dedesine inanmadığını ve anlattıklarının masal olduğunu söyler. Ta ki, dedesinin büyüdüğü yeri görmeye gidip hikayelerin aslında gerçek olduğunu anlayana kadar. Kitabın konusu çok iyi bana kalırsa. Ama kitabın gidişatı tahmin edilebilir. Kitabı okurken açığa çıkan sırlar karşısında nadiren şaşırdım ve bu durumda da kitaba kendimi çok kaptıramadım. Beğenmediğim yerlerden bir diğeri ise, anlatım tarzı. Karakterimiz Jacob on altı yaşında birisi. Ama kitapta bazen öyle yerler var ki sanki daha küçük bir çocukmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Sanki birkaç yıl önceki Jacob'un gözünden okuyormuşuz gibi. Ayrıca kitapta bazı yerlerde gereksiz betimleme var. Bir olay oluyor diyelim ki
Bayan Peregrine'in Tuhaf ÇocuklarıRansom Riggs · İthaki Yayınları · 20207,2bin okunma
"Daha gençsin. Daha gençsin." bu sözü, bana ilk defa söylüyorlardı. Daha, daha... Ne korkunç bir edattı bu! Biraz sonra, bunun yerine "henüz" kullanılmağa başlanacaktı. "Henüz ihtiyarlamamışsın. Henüz o kadar ihtiyar değilsin," denilecekti.