fem

fem
@ecdysis
.
O sarsıcı sessizliği anlamsız kelimelerle bozmaya çalışmamız, aslında hiçliğin mevcudiyetinin en büyük delilidir.
İnsan ve Hayat
Reklam
Bir gün de hüseyin efendi kendisine bir kadın fotoğrafı göstermiş.Bu geceleyin, belki bir şehvet gecesinde çekilmiş ve belki tesadüfen pek muvaffak olmuş bir resimmiş. Bunda o kadının daha pek genç olduğu bir zamanda, yüzü adi bir hakikat değil, fevkalade bir hayal aleminde yüzüyor, saçları en kıymetli bir başı taçlandırmaya layık görünüyor, uzun kaşları gür bir tabiattan nişan veriyor, sol bebeği biraz daha yukarı kalkmış, sağ bebeği biraz daha ortada kalmış gözleri aşkla mahmur gibi bakıyor, ince dudakları da aşkın ateşli buselerini bekliyor gibiymiş.Deli eniştemiz bu gözler karşısında ve bu buseleri tadarak kendinden geçmek istiyor, bu kadının dünya güzeli olduğunda, her zaman aşığı olmasını dilediği sevgilinin kendisi olduğunda ve yer yüzünde hiç kimseyi onun kadar sevemeyeceğinde şüphe etmiyormuş.Onun için her şeye katlanmaya evvelinden razı olduğunun bilinmesini istiyor ve hatta bundan ayrı bir zevk duyarak, onun kendisine getirilmesi için itiyadının fevkinde bir acele ve fedakarlık göstermekten ve hatta bu hislerini hüseyin efendinin yanında bile açığa vurmaktan, velev menfaati bakımından olsun çekinmiyormuş. O gün akşama kadar başka hiçbir şeyle avunmaya bile teşebbüs edemeyerek, her zamankinden fazla bir halecanla hep onun gelmesini beklemiş. nihayet, akşama doğru, bu kadar istenilen kadın gelmiş. fakat onda resimdekini bulmak imkansız ve hatta bunların ikisinin aynı kadın olduğunu teşhis etmek bile pek güçmüş. körpe ve hayali kız şimdi kaba vücutlu sert yüzlü bir kadın olmuş. cildi adeta meşinleşmiş, yüzü haşinleşmiş, bakışları tamamen maddileşmiş, göz bebekleri de yerli yerine gelmiş. Deli eniştemiz bu harap olmuş yüze uzun uzun baktıktan sonra, bu gözlerin adileşmiş o eski gözler, bu tenin kartlaşmış o eski ten ve bu kadının çirkinleşmiş o eski peri
İnsan ve Hayat
Bana acıma.Merhamet, bir efendinin kölesine verebileceği en büyük hakarettir. Bana sadece soğukluğunu ve öfkeni ver, çünkü beni ayakta tutan şey senin bu sertliğindir
İnsan ve Hayat
Bizim aramızda sağduyuya yer yok. Ya sen benim ayaklarımı öpeceksin ya da ben senin kırbacının altında inleyeceğim. İnsanlar arasında eşitlik bir yalandır; bir tarafın hükmetmediği yerde hayat yoktur
İnsan ve Hayat
Geleneksel malzeme zamanla 'evrilir'; plastik ise sadece 'devrilir'. Bir ahşap kapı yıllar geçtikçe karakter kazanır, sesi değişir, dokusu oturur. Plastik bir kapı ise ilk günkü gibi kalmaya çalışır ve başaramadığı noktada çöpe dönüşür. Modern insan, eşyanın bu dirençsizliğine bakarak kendi ölümlülüğünü ve yaşlanma sürecini de bir 'bozulma' olarak algılamaya başlamıştır.
İnsan ve Hayat