ubuntu

Bana göre, hayat bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl varolduğumuz ya da olmadığımız. Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler. Düş gücü ve tutkuları engellenmişler için ise hayat, çocukken oynadığımız oyunların büyüyünce izin verilmeyen oyunsuzluğu. Bence hayat, burada saydıklarımla ve saymadıklarımda, tartışılması gerekmeyecek kadar sıradan ve yalın. İnsanlık tarihi boyunca onu karmaşık bir hale getirme yönünde öyle ustalaşmışız ki bazılarımız bununla ilgili bir şeyler söyleme ihtiyacı duyuyoruz; hayatın kendisinden çok, onu çözülmesi zor bir yumağa nasıl dönüştürdüğümüzü anlatabilme umuduyla.Bunlar benim görüşlerimdi, başkalarının her zaman söyleyecek farklı şeyleri olacak.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Son zamanlardaki yaşananları ya da yaşanamayanları, her şeye rağmen, insanlık tarihinin geçirdiği aşamalardan biri olarak görme eğilimindeyim, bazılarının düşündüğü gibi insanlığın sonu değil. Bana, bu gidişin bir aşamasında bir yerlere fena halde çarpmadan kendimizi aramaya yönelemeyiz gibi gelse de bu tabii ki bir kehanet değil, bilemem.Bence önemli olan yaşamakta olduğumuz zaman.Çığrından çıkmış görünümdeki kargaşaya “nasıl” katıldığımızı idrak edebilmek ve bize olumsuz gelen olgulara “rağmen kendimizi varedebilme” yolunda uğraş vermek.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Korkmadığımız ve savunmada olmadığımız zamanlarda güzelleşiyor ve daha anlamlı bir hal alıyoruz, üzerimizdeki örtünün yükü hafiflediğinden. Ama çoğu zaman, acımasız çalışma koşullarının, klişeleşmiş sosyal ayinlerin ve yakın ilişkilerimizdeki abartılı beklentilerin ortasında savrulup, şartlanmalarımız doğrultusunda kendimizi dış dünyaya endeksleyiveriyoruz. Bir başka deyişle, yaşantılarımızın başlangıcının bizden değil çevremizden kaynaklanmasını beklercesine kendimizi dış etkenlere bırakıverme eğilimindeyiz, zedelenme ya da anlaşılamama korkularımızdan ötürü risk almaktan kaçınarak.Genelde, duygusal girişim yönü yeterince gelişmemiş bir toplumuz.Yaşatılmayı bekler halde gibiyiz ya da saldırgan öğeler içeren duygusal çıkartma harekâtlarının girişim olduğu sanısındayız. ”Rağmen varolabilmek”, dış etkenler ve diğer insanlar bizi nerelere çekiştirirlerse çekiştirsinler kendimiz olmaya çalışmak karşılığı olarak kullandığım bir deyim.
Sayfa 153·Kitabı okudu

ubuntu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·167 syf.·
Beğendi
·
23 günde okudu
·
2018 37. kitabı
Engin Geçtan
8.5/10 · 6,1bin okunma
Diğer varlıklardan daha üstün ve gelişmiş olduğu sanısında olan uygarlaşmış insan, aslında bu gezegende yaşayan varlıkların en kırılganı. Kırılganlığından ötürü de yıkıcılığa eğilimli. Diğer varlıklar yalnızca hayatta kalabilmek amacıyla saldırgan davranışlarda bulunuyorlar. Uygarlaşma adına doğadan giderek uzaklaşan insan, bu kopukluğun getirdiği çaresi olmayan yalnızlığından ötürü yıkıcılıktan başka amacı olmayan saldırgan davranışlar sergileyebiliyor. Doğadan kopma bizleri zaten taşıyamayacağımız oranda birbirimize muhtaç hale getirmişken, şimdi de dünyaya kumanda edebilme umuduyla teknolojinin peşinden sürükleniyoruz, teknolojinin bizi yönetmeye başladığını idrak edemez halde.Sonunda, sezgilerinden ve sağduyusundan uzaklaşmış, hem her şeyden ürken, hem her şeye meydan okuyan hırçın varlıklar haline geldik.
Sayfa 152·Kitabı okudu