“Sokakları hışırtıyla geçen, aniden karşısına çıkan bir topa neşeyle vuran, evden dışarı sıkıntıyla, dışarıdan eve uçarcasına dönen, birini heyecanla beklerken topuğu yere değip kalkan; işe, düğüne, gezmeye, eğlenmeye, ölmeye giden ayakkabılar vardı dünyada…”