Sevgi dedikleri o heyecanlı, insanın yüreğini titreten duygu benim ruhumda solmuştu; içimde sık sık, her şeye sınırsız bir öfke parlaması oluyordu; yüreğimde ağır bir hoşnutsuzluk duygusu ile bu renksiz, ölü ortamda bir yalnızlık bilinci tütüyordu.
Çocukluğumda kendimi, arıların balını bıraktığı gibi; sıradan, sade insanların her birinin ruhumu zenginleştiren bir şeylerini, yaşamla ilgili bilgilerini, düşüncelerini, deneyimlerini bıraktığı bir arı kovanı gibi düşünüyorum. Bu bal sık sık acı, kirli oluyordu, ama gene de her bilgi bir çeşit baldı.