Bolca detay ve betimlemeden oluşan bir kitap. Yıllar önce D&R’ın bütün raflarında bu kitabı görüyordum ve o zaman okumak için derin bir merak ve istek duymuştum içimde. Kısmet bu güne okumakmış. Normalde bir kitabı okumak çok zamanı almaz ama bu kitabı okurken çok zaman vereceğim gibi gözüküyor. Bakalım ne zaman bitirme şansına nail olacağım merak ediyorum. Filmini daha izlemedim. Kitabı okuduktan sonra izleyeceğim.
“Dünyaya iyilik getirmek için birçok anın olacağı düşüncesiyle neşelenirim. Ziyan edilmiş anların üst üste yığılıp bizi bu savaşa sürüklediği düşüncesiyle kederlenirim.”
“Benim Balığım Yaşayacak” kitabını okurken Tokyo,Kanada ve Amerika arasında mekik dokurken Japon kültürü ile sarmalandım.Tokyo'da, katlanamadığı yalnızlığına son vermeyi düşünen 16 yaşındaki genç bir kız: Nao. Pasifik'in öteki tarafında ise ıssız bir adada ilham perisini arayan bir yazar: Ruth. Ve bu hayatları birleştiren sahil kenarına vurmuş bir günlük: Nao'ın günlüğü.
Nao'ın tek arzusu, hayatına son vermeden önce, Budist rahibesi olan büyük büyükannesinin hayatını kaleme almak. İşte her şey bu şekilde başlıyor... Kitabı okurken bir kamikaze pilotunun trajik hikayesiyle, mahalle baskısının genç çocuklar üzerindeki etkisinin ne kadar korkunç ve acımasız olabileceğiyle; Zen inanışıyla ve hem mitoloji hem de kuantum fiziğiyle harmanlanmış kurgu ile karşılaşıyorsunuz. Romanın içeriği bence çok başarılıydı ve yazarın dili de sade ve akıcıydı. Yeni terimler ve felsefik düşüncelerle tanıştım. Bu anlamda dolu bir eser ama şunu belirtmeden edemeyeceğim ki yer yer sıkıldığım sayfalar oldu. Bence o da, yazarın bazı bölümleri gereksiz uzatmasından kaynaklanıyordu. Yazar bazı bölümleri daha kısa tutabilirdi Eğer bu romanı okuma listenize eklediyseniz umarım siz de okurken keyif alır ve hayatınızda kelebek etkisini hissedersiniz.
".. dünyanın bütün dağlarında, ormanlarında, bir tek yaprağı bile bir başkasının tıpkısı olarak yaratmamıştır Tanrı. Oysa siz farklı olmayı delilik sanıyorsunuz..."
.