Taliban ile ilk karşılaşmamdı. Onları televizyonda, internette, dergi kapaklarında, gazetelerde görmüştüm. Ama işte karşımdaydı; aramızda elli adım bile yoktu. Ağzımdaki bu tat, su katılmamış, ham korku değilse neydi? Etim ansızın çekilmiş, kemiklerime yapışmamış mıydı? Küt küt atan şey, yüreğim değil miydi? İşte geliyorlardı. Olanca ihtişamlatıyla.
Şimdi mollalar ne derse desin yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun, karısının elinden kocayı, çocuklarından bir babayı çalmış olursun. Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun?