"Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın."
''İnsanlar bir kutunun içine hapsolmaktan korkuyor ama zaten bir kutunun -kendi beyinlerinin- içine hapsolduklarının farkına varmıyorlar, ki bu da daha büyük bir kutunun, toplum ve toplumun sayısız kurmacasının içine hapsolmuş durumda.''
Kitabın içeriği çok yoğun olduğundan bu incelememde daha çok bende uyandırdığı hislerden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle kitabı okurken objektif olmanız gerekir. Kendi dinimiz, milletimiz ya da sosyoekonomik durumumuzu göze alarak değil de genel bir bakış açısıyla bakmalıyız.
İş, özgürlük, topluluk, dünya sağlığı, din, göç, terörizm, savaş ve birçok konuya değinilmiş.
Tarihçi kimliğiyle içinde bulunduğumuz yüzyılda yaşadıklarımızı değerlendirmesi ve yorumlamasını başarılı buldum.
Bazı görüşlerine katılmasam da konuları kendi bakış açısıyla irdelemesi ve bunları anlatışı dayatmacı olmadığı için keyifle okudum diyebilirim.
Kitapta farklı bir bakış açısı yakalayabilmenin önemini çok iyi anladım. Genel kültür açısından çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
Liberal düzeni kavramak için gayet güzel bir kitap.
Özellikle modern dünya ve yakın gelecekle ilgili beyin fırtınası yapmak isteyen okurlara tavsiye ederim.
Keyifli okumalar.