Ece Şeyma Kaya

Ece Şeyma Kaya
@eceseymakaya
Puan vermedi
Kitabı okurken çok güldüğüm yerler oldu. Kitap Engin, Birol ve yapay zeka robot Cevriye’nin karantina dönemindeki günlük yaşantıları ve bir takım kaosları anlatıyor. Çok fazla absürt olay oluyor ve yazar çok fazla konuda taşlama yapıyor. Eleştirdiği yerler sanırım halk olarak uyutuluyor olmamız. Üzerimizde yapılan, uygulanan şeyler olması ve bizim bunların farkına varamıyor oluşumuz. Sadece tüm karakterlerin aynı mizah seviyesinde düşünmesi biraz tuhaf geldi bana. “Eğer bir tehdit arıyorsanız, insanlıkta arayın.” Her türlü şey kötü birinin elinde şeytani bir şeye dönüşebilir. Cevriyemiz de böyle kurban gitti, kurbanlık oyuna dırırırıım. Genel olarak akıcı ve komikti, ben 3 günde bitirdim.
Edebiyat
Kurbanlık OyunHakan Yücel · İkinci Adam Yayınları · 2024158 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·296 syf.··
2025 18. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 21:04
Bu kitap benim için oldukça zorlayıcıydı. Özellikle ana karakter Peter Tarnopol’un sürekli yaşadığı bunalımlar ve sevmediği halde bazı kadınlarla ilişki yaşaması beni fazlasıyla daralttı. Bu davranışlarının altında yatan psikolojik nedenleri anlamakta zorlandım çünkü çocukluğu sevgi dolu, destekleyici bir ortamda geçmiş görünüyor. Belki de psikiyatristinin söylediği gibi narsistik bir yapıya sahipti. Kitap boyunca en çok hissettiğim duygu öfkeydi. Peter bana göre iflah olmaz biriydi ve hayatının ilerleyen dönemlerinde de kendini benzer yıkıcı ilişkilerin içinde bulacağını düşünüyorum. Sanki değişmek gibi bir derdi yoktu; sadece sürükleniyordu. Yapı olarak kitap biraz parçalıydı. Olaylar net bir sıralama içinde değil de, sanki biri oturup sana “Bak sana bir şey anlatacağım” der gibi karışık anlatılmıştı. Bu bazen akıcılığı azalttı ama anlatım biçimi olarak ilginçti. Kitabın başındaki bölümlerin Peter’ın yazdığı öyküler olduğunu sonradan öğrenmek ise Roth’un “yazar içinde yazar” tekniğini ne kadar ustaca kullandığını gösterdi. Genel olarak iç sıkıcı, yoğun ve insan psikolojisinin gölgeli taraflarına odaklanan bir romandı. Herkese göre değil, ama karakter çözümlemeleri sevenler için güçlü bir okuma olabilir.
Bir Erkek Olarak YaşamımPhilip Roth · Yapı Kredi Yayınları · 202017 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 36. kitabı
Kurgunun aslında potansiyeli yüksek ama bence ele alınışı başarılı değil. Olaylar çok karışık anlatılmış karakterler arası ilişkiler derinleştirilmemiş kurgulanmamış gibiydi. Romy’nin tacize uğramasına insanların inanmaması gerçekçi ama neredeyse tüm kasabanın sürekli onu zorbalaması ve hakkında küfürlü konuşmaları gerçekçi değildi. Romy kimseye yaşadıklarını anlatamıyor zaten anlatsa da inanan yok.. ama anlatabileceğini göstermeliydi yazar. eninde sonunda annesine anlatabilirdi mesela bu mesaj verilmeliydi. Yazar beni pek olaylara sokamadı açıkçası o yüzden puanım düşük ama Romynin TSSBsi güzel işlenmiş.
Edebiyat
UyanışCourtney Summers · Yabancı Yayınları · 201858 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2025 41. kitabı
Nicholas Urfe içine dönük, bencil ve özellikle kadınlara karşı küçümseyici tavırları olan bir karakter. Öğretmenlik için gittiği Yunan adasında, gizemli Conchis ile tanışıyor ve kendini türlü psikolojik oyunların, yanılsamaların ve tiyatromsu törenlerin içinde buluyor. Okur olarak biz de Nicholas’la beraber kandırılıyor, şüpheye düşüyor ve en sonunda okuduklarımızın hiçbirine inanamayacak hale geliyoruz. Conchis’in amacı aslında Nicholas’ın kendi kimliğiyle yüzleşmesini sağlamak. Fakat Nicholas sürekli toplumdan dışlanmış, yalnız ve depresif biri gibi görünse de, bunun sorumlusu bizzat kendisi. Ona defalarca ayna tutulmasına rağmen gördüklerini kabul etmiyor. İnsana gerçeği gösterseniz bile, kabul etmeye hazır mıdır? Bir yandan da Alison’ı yanında oyalarken, gizemli bir kadın ortaya çıktığında hemen onun peşinden gitmesi büyük bir ikiyüzlülük. Alison’u bırakmazdı ama başka biri ilgisini çektiğinde gerçek bir ilişkiyi göz ardı etti. Bu da Nicholas’ın sevgiyi tutarlı ve dürüst bir şekilde yaşayamayan, bencil tarafını net biçimde ortaya koyuyor. Ve farklı, özel olma isteği için hep gizemin peşinden gidiyor. İnsan sıradanlığını kabul ederse mi mutlu olabilir? “Büyücü” zorlayıcı bir kitap. Okurken defalarca “Acaba doğru mu anladım?” diye düşündüm. Yazarın dili güçlü olsa da, Nicholas’ı sevemedim. Bence yaşadıklarını hak etti. Ama biz okurlar hak etmemiştikkkkkk resmen şüphe içime yer etti ve hep öyle kaldı yani yazar bunu okura geçirmeyi başardığına göre usta bir yazardır. Kitap gerçekten zor bir kitaptı, yeni başlayanlara önermiyorum..
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,735 okunma
4/10
·524 syf.··
2025 7. kitabı
Masumiyet Müzesi ana karakteri olan Kemalin aşk hayatıyla alakalı bir kitap Sibel adında nişanlısı var daha sonra bir magazada calısan eski bir tanıdık olan füsunla karşılaşıyor ve ona saplantı kitapta geçen adıyla aşık oluyor (!) ve sibelden ayrılamadan ikisiyle de ilişkiye giriyor. Daha sonra ise sibel kendini kurtarıp mutlu bi ilişkiye girse de füsunun mahfına sebep oluyor ve bunu okuyoruz. Bu kitap aşk kitabı olarak lanse edilen ama asla aşk gibi güzel bir duyguyla alakası olmayan bir kitap. başından sonuna kadar kemalden nefret ederek okudum ve sadece hayatındaki kadınlar için üzüldüm.
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma