“Zavallı şarlatanları ve kültürel açıdan geri kalmış halkları kendinize örnek almayın, çünkü onlar uygar halkların yaşamını anlamak için ilk olarak arka avluya bakar ve çöp kutularını araştırırlar.”
“Gulliver’in dahi yazarı Swift kendilerini büyük, önemli insanlar olarak gören ve şişen kurbağalar kadar kendini beğenmiş bir topluluk olan cücelerle ve omların günlük yaşamı ile uzun uzun alay etmektedir.”
“Almanya’da öğrencilerin birçoğu gözlüklüdür, gözleri daha şimdiden bozulmuştur. Şehirlerde yaşayan öğrencilerin büyük bölümünün kamburu çıkmış, göğüs bölgesi çökmüş, elleri zayıf, bacakları ince ve yüzleri solgundur. Bu halleriyle havasız kalan bitkiler gibidirler. Onları şehir dışına çıkmaya, koşmaya, atlayıp zıplamaya, çimenlerle iç içe olmaya ve derin nefes almaya zorlamalı.”
“Zamanında belli alanlarda eğitim almış ve ülkenin kendilerinden yardım beklemeye hakkı olduğu insanlar bugün nerede? Kendileri eğlenceli, aptal hikayeleri okumaktan sarhoş olmuşlar.”
Yaşlıları taklit etmeye çalışan çocukların ve henüz kemale ermemiş gençlerin yaptığı gibi, bu süreç hatalar, hatta günahlarla başlar: Sigara ve alkol kullanmak, kalın sesle konuşmak, ağır küfürler etmek yetişkinliğin belirtileri olarak algılanır. Kültürel açıdan genç, zeka olarak ise henüz yetişkinlik çağına gelmemiş küçük uluslar da bu hatayı tekrarladılar. İngilizlere has özellikler arasında gülünç ve zararlı olanları kabul ettiler ve sapkın İngiliz hayat tarzının birer kötü kopyasına dönüştüler.