Osmanlılar, yapacakları askeri harekâtın kapsamıyla orantılı şekilde titiz ve hazırlıklı davranmadıkları için, daha çok, duygu ve hırslarının etkisiyle hareket ettiklerinden, Viyana’ya kadar gittikleri halde, geri çekilmek zorunda kalmışlardır. (…) Bu son vatan parçasını kurtarırken olsun, hırslarımızdan, duygularımızdan arınarak dikkatli olalım. Kurtuluş için…
“Düşman durmadan takip ederse, hareket üslerinden uzaklaşacak ve yeniden savaş hattı kurmak zorunda kalacak, herhalde beklemediği birçok zorlukla karşılaşacak, buna karşılık bizim ordumuz toplu bulunacak ve daha uygun koşullara sahip olacaktır. (…) Askerliğin gereğini duraksamadan uygulayalım. Diğer tüm sakıncalara dayanırız.”
Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim anlam ve öz şudur:
Milli sınırlarımız içerisinde, her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı koruyarak milletin ve ülkenin gerçek saadet ve bayındırlığına çalışmak…
Rastgele, sonu gelmez emeller peşinde koşarak milleti aldatmamak ve zarara uğratmamak…
Uygar dünyadan, uygar ve insani davranış ve karşılıklı dostluk beklemektir.
“Davamızın haklılık ve kutsallığı, bu zor zamanlarda, Allah’tan sonra en büyük yardımcımızdır.”
(Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Temsil Heyeti)
Mustafa Kemal