Görünmez Kadın

Görünmez Kadın
7/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
Naşide Gökbudak'ın da yazdığı gibi, uğrak yeri olan bu dünyada bir müddet kalmış insanların romanını daha yeni bitirdim. Kanuni'nin ve Hürrem'in kızları, güzel Mihrimah'la birlikte Osmanlı saraylarında şöyle bir dolaştım. Aşkın anlamını, insanın sorumluluklarının ve hayatta ki yerinin tanımını inceledim. Ama bu kitaba Gökbudak'ın en beğendiğim romanı da diyemedim. Galiba yazar, kendi çevresindeki kişilerin biyografi romanlarında çok daha iyi iş çıkarıyor. Her zaman, tarihi bir roman yazmanın ve okumanın zor olduğunu düşünmüşümdür. Yazmak zordur, çünkü ne kadar araştırma yapılırsa yapılsın asıl gerçeğe ulaşmak tamamen imkansızdır. Okuyucu için zor olmasının sebebi ise, tarihi olayları bugünle çarpıştırıp durmanın ve kıyaslamanın can sıkıcılığındandır. Objektif bakmak, olayları ve kişileri o zamana göre değerlendirmek gerçekten de zihin için çok yorucudur. Bu durumda ben, zihnimi bir bardak çayla dinlendirip, artık önümde ki kitaplara bakacağım.
MihrimahNaşide Gökbudak · Nemesis Kitap · 2012165 okunma
Reklam

Görünmez Kadın

, bir kitap okudu
7/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
Naşide Gökbudak
7.6/10 · 165 okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
Arkadaşlarım, Nar Ağacı'nı kesin okumalısın dediklerinde güzel bir kitap olduğunu tahmin etmiştim, ama okuyana kadar, en sevdiğim kitaplar arasına gireceğini bilmiyordum. Bekiroğlu, anneannesi ile dedesinin, iki farklı insanın, iki farklı şehrin, iki farklı kültürün bir araya gelmesinin masalını kağıdın üzerine incecik işlemişti. Yazar, dedesinin hikayesinin peşinden Tebriz'e gidiyor. Eski fotoğraflara bakarak, aslında asla öğrenemeyeceği olası gerçeklerle yüzleşiyor. Bir süre sonra anlıyorsunuz ki, Setterhan, artık dedesi olmaktan çıkmış ve bir roman kahramanına dönüşmüş. Sadece Setterhan ve Zehra değil, kitapta adı geçen herkesin bir nevi kahraman, yönlenen ve yönlendirici olduğunu hissedip, ne yana bakacağıma bir türlü karar veremedim. Bir Azam karakteri vardı ki, o da apayrı bir romanın kişisi olabilme hakkını elinde bulunduruyordu. Hacı Bey, Büyükhanım, İsmail, Fotoğrafçı Olenin, Sofya, Piruz, hatta Vasili bile romanda olağanüstü bir yer kaplıyordu. Bittiğinde bile, hala o kitabı düşünüyor, kahramanlarını yanınızda hissediyorsanız, en güzellerinden birini daha okumuş, kenara koymuşsunuz demektir. Sizin de böyle hissetmeniz dileğiyle.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Kerime Nadir. (1917-1984) Özellikle 60'lı yıllara kadar popüler kültürde çok okunan kitaplara imza atmıştır. Fakat, o zamanlar edebiyat çevrelerinde, kolay okunan aşk romanları yazan biri olmakla suçlanmış ve küçümsenmiştir. Oysa Türk filmi tadında yazdığı pek çok eseri senaryolaştırılıp, sinemaya da aktarılmıştır. Bunlardan en bilinenleri ''Samanyolu'' ve ''Son Hıçkırıktır'' Şu var ki, edebiyat, sınırları çizilebilecek, şöyle olmalı, böyle yapılmalı denebilecek bir alan mıdır? Ucu bucağı olmayan bir sahadır ve okuyucu her eseri bir şekilde sindirir, beğenir ve ya beğenmez. Bu onun bileceği bir şeydir. Kerime Nadir'de, bu eleştirilere bakmamış, ölene kadar pek çok eser vermeye devam etmiştir. İyi de yapmıştır. Okuma sırasında şurada biraz betimleme olsaydı, yazar, Vedat'ın geçmişini azıcık kurcalasaydı, Fehiman biraz kurnaz olsaydı diye düşünerek, ne yazık ki haddimi aştığım oldu. Ama okuyucu, aynı zamanda kitabı ikinci defa yazan (kafasında) kişi değil midir? İşte böyle düşününce, kendimi hemen, oracıkda affettim. Gelelim kitabın değerlendirmesine. Çok spoiler vermemeye çalışacağım. Roman, daha çok esas kız ve esas oğlan üzerinden ilerliyor. Yazar, yan karakterlere çok fazla paye vermemiş. Sadece sonlara doğru, Süha'nın buhran anlarına ve iç dökümüne şahit oluyoruz. Vedat ve Fehiman, bu iki insan, aşkın en derinini yaşıyorlar. Okuyucu, atlatılan bir sürü badire onları birleştirecek mi, ayıracak mı bilemiyor. Vedat'ın sevildiğine ve asla terk edilmeyeceğine emin olamaması, acaba yaşadığı kazanın etkilerinden mi kaynaklanıyor? Başlarına gelen son felaket, bu büyük aşkın sınanacağı o olay, onları nereye sürükleyecek? Kitabın sonu, tüm sorularımı yanıtlıyor. Kapağını kapatıp, ben 3 yaşındayken basımı yapılan bu kitabı derin, derin kokluyor, gözlerimi yumup çocukluğuma
FundaKerime Nadir · Doğan Kitap · 2011200 okunma