Görünmez Kadın

Görünmez Kadın
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Puslu Kıtalar Atlası, bitirdiğim anda benim için okumakta geciktiğimi düşündüğüm bir esere dönüşüverdi. Aklım hala, Osmanlı döneminde geçen ama tarihi gerçekleri anlatmak yerine, tılsımlı rüyalar misali dünyada gezinen bu kitapta kaldı. Uzun İhsan Efendi'nin anlaşılamayan gizemi, oğlu Bünyamin'in babasının yazıp ona verdiği kitapla ve kara bir parayla imtihanı. Arap İhsan'ın garip varlığı. Alibaz'ın tuhaf kaderi. Hınzıryedi, Ebrehe, Dertli, Aglaya, Zülfiyar, hepsi ama hepsi, açılımı yapılması gereken ilginç karakterlerdi. Kitabı okudukça içinde kayboldum. Geçmiş ile geleceğin nerede başlayıp bittiğini, hasılı nasıl kesiştiğini düşünmekten kitabı hangi ara bitirdiğimi bile anlayamadım. Sonunda beğenilen bir kitabı bitirenlerde rastlandığı üzere, dimağımda çok güzel bir tat kaldı.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam

Görünmez Kadın

, bir kitap okudu
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
İhsan Oktay Anar
8.5/10 · 67,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
Bir süredir ikinci kitabımı yazdığım için, kitap okumaya zaman ayıramıyordum. Neyse, sonunda işim bitti de beni bekleyen kitabı hemen okuyup bitirdim. Nazan Bekiroğlu okuyucularına yine, şiirsel bir roman sunmuş. Yusuf' un hikayesini bilmeyenimiz yok. Züleyha, isim olarak geçmese de kuran da bahsedilen biri. Kitabın konusu, Yusuf peygamberin gördüğü rüyadan sonra başına gelenler üzerine kurulmuş. Kardeşleri tarafından kuyuya atılması, Mısır'a köle olarak satılması ve kölelikten azizliğe yükselmesi. Evet, kitap bilindik bir hikaye anlatıyor, ama nasıl anlatıyor? Yusuf peygamberin başına gelenleri okurken, başa gelen her kötü olayın, iyi bir sonucu olabilir diye düşünüyor insan. Tüm zorlukların ardından bir güneş ışığı doğar diyerek teselli buluyor.
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Puan vermedi·301 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
Halide Edip Adıvar. (1884 - 1964) "İçimde mor salkımlı bir ev var, Beşiktaş taraflarında idi. Çocukluğum, o evde geçti. Gittim, aradım, bulamadım, yanmış... Onu yazacağım." Aklınıza ilk gelen Türk, kadın yazar kimdir? Bu soruyu sorsam, çoğunluğun vereceği isim Adıvar'dır herhalde. Osmanlı'nın son yıllarını gören, çocukluğu imparatorluğun merkezi olan İstanbul' da geçen Halide Edip Adıvar'ın bu otobiyografi kitabı, adeta tarihi bir eser niteliğinde. Kitap, yazarın doğumundan, 1918 yılına kadar olan anılarını kapsıyor. Okur, sadece o dönemin büyük yazarlarından birinin yaşamını değil, bir ülkenin ve muhteşem bir şehrin yaşamına tanıklık ediyor. Yazarın anlatımı çok samimi ve doğal. Sanki biriyle dertleşiyor, sohbet ediyor gibi. Öyle ki, kendimi anlatılan mekanlara, semtlere ışınlanmış gibi hissettim. Eyüp Sultan'a ayak basıp, Üsküdar iskelesinde Kız Kulesini izledim. O eski Ramazanları yaşayıp, çeşitli, renklerdeki şerbetleri tattım. Adıvar'ın kitaplarının çoğunu okudum diyebilirim. Romanlarındaki hayal gücünün nereden geldiğini bu kitap sayesinde anladım. Küçük yaşta annesini kaybeden Adıvar, büyürken hayallerini ve gelecekte yazacağı kitapları kalbinde ve zihninde taşımış. Bizlere de bu büyük yazarın kitaplarını okumak kalmış.
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Özgür Yayınları · 20003,693 okunma