Bir şeyler açıklamak gereksinmesini duyuyordu, Colin ile konuşacaktı. Caroline’ın öyküsünü aklında kalan tüm ayrıntılarıyla anlatacak, sonra ona her şeyi açıklayacak, bu konuda kendi kurduğu, ama henüz kesinleştirmediği kuramı da açıklayacaktı. Bu kurama göre, imgelem, yani cinsel imgelem, yani erkeklerin acı verme, kadınların ise acı çekme konusunda çağlar öncesinden kalma hayalleri öylesine güçlü ve tek bir örgütleyici ilkeyi biçimlendirmekte ve dile getirmektedir ki bu, tüm ilişkileri, tüm gerçeği çarpıtmaktadır. Ama herhangi bir şey açıklamadı. Yabancının biri Colin’in saçını ters tarafa taramıştı çünkü. Eliyle bunu düzeltti ve hiçbir şey söylemedi. Adamın elini tutmayı sürdürerek parmaklarıyla oynadı durdu. Adını birkaç kez üst üste, ses çıkarmadan yalnızca dudak hareketleriyle yineledi, sanki bu tekrar, kelimeye yeniden bir anlam kazandıracak, sahibini yaşama döndürecekmiş gibi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“...Bu bekleyişi seviyordu. Öbür yirmi dört kızda da sevmişti, çünkü belirsiz bir bekleyip durma değildi, özlemle bir şeyin gelivermesini bekleme de değildi, eşlik edici, anlamlı, etkin denebilecek bir beklemeydi. Bir etkinlik oluyordu bu bekleme sırasında. Aslolan şeyin etkinliği.”