bünyem artık korkuları sindirmeye başlamıştı, bundan böyle onlarla birlikte yaşayacaktım. eskisi kadar korku duymayacaktım belki ama, sonuçta o adam gibi olacaktım. bir akşam üstü oturup hüzünlenmek, bir doğa görüntüsü ya da sanat etkinliği karşısında etkilenmek yerine yalnızca korkacaktım.
önceleri gelip geçici sıradan bir sıkıntı diye önemsememiştim. ama günden güne kanımın pıhtılaştığını yavaş yavaş soğuduğumu duyumsuyorum.
evet, bir soğuma bu.