Dün günlerden neydi..?
Salı!
Perşembe...?
Allah kahretsin Cumartesi miydi yoksa...?
- Peki ya geçtiğimiz ay,geçen seneyi de alayım!
Neden dünü soruyorsun..? Geçmiş bize hiç artı olmadı ki..
- Tamam o halde yarın günlerden neydi?
Çarşamba!
Cuma mı?
Eğer pazarsa bittim ben!!
Her şey tamam da,, içimde ki öfkeyle nasıl başedeceğimi hiç bilemiyorum.. Kendim olmaya bu kadar yakın ve bir o kadar uzak olarak kaybediyorum ve Ev neresi? Artık bilmiyorum..
Unutamıyorum...Çünkü hatırlamak dışında bir mucizem yok.. Bir şeye inanıyordum, güçlü bir ele...Yanyana geldiğimde korkusuz bir kahramana dönüşüyordum hiç yenilmeyecek..
Güçlü bir ordu taşıyordum kalbimde ve taşıdığım ordunun düşmanım olduğunu bilmeden yükseliyor,, yükseliyordum...Girdiğim her zaferin savaşında,, baş kahraman olduğumu anlamam.....
Ben yalnızca kaybolmayı biliyorum..Öyle güzel,öyle silik ve öyle görünmez oluyorum ki,bir süre sonra geri dönmek istesemde dönemiyorum..
Bu aralar iletişimsizlik sinirimi bozuyor, kibiri andıran benzer bir gururla dolu her yanım...
Bu sebepten dünyanın en sert ayaklanmasını başlatıyorum..
Ve evet şimdi , kendi rızamla bir saltanatı yıkacağım ve dört nala giderken tozu dumana katacağım! Diyorum.. Bu bir tahmin değil,ısrarlı bir tehdit...
Şimdi anlatacaklarım bir direnişi belgeliyor...
İşte yeniden ayaklanıyorum..
Kendi hikayemin kahramanlığıyla elbet övünmüyorum..Orası yolun sonuysa,burası başı diyorum, ve geç kaldığım zamanı geri almak için soluk bile almıyorum..
Hiç bir şey için acele etmiyorum.. Mesela Işıkları bir anda değilde,,tek tek yakıyorum.. Zamanın beni kendime getirdiği gerçekler hatrına kendimden özür diliyorum..
Ve Yürüyorum...
Sahi.. Bugün günlerden ney 'Di... ?