O da hayatımda bir değişiklik yapmanın ilgimi çekip çekmediğini sordu. Ben de, insanın hiç bir zaman hayatını değiştirmediğini , her hayatın birbirine benzediğini , buradaki hayatımdan şikayetçi olmadığımı söyledim.
Sabah, öğle, akşam
Bugün buraya bir anı yazmak istiyorum. Yazar Sydney Sheldon ile ilk tanıştığım an...
Yıllar önce henüz lise talebesi iken dostum ile ders çalışmak bazen de sadece kitap okumak için kütüphaneye giderdik. Dostum o dönem bir kitaba başlamış ve çok beğenmiş hatta kitabın arkasına kitap hakkındaki düşüncelerini not alıp tarih yazmış. Okumam için bana ve öğretmenine de tavsiye etmiş. Tabiki ben de kitap yeniden rafa girer girmez aldım ve okudum. ( O dönem kütüphanelerde kitap kartı sistemi vardı. Bir kişi kitabı alınca kitabın cebindeki kart boşa çıkar rafta beklerdi ve üzerinde teslim edileceği tarih yazardı. Biri benden önce davranıp aldığı için biraz beklemiş bulundum. ) Kitabı ben de çok beğendim ve arka sayfasına gelince farkettim ki benden önce öğretmen alıp okumuş o da çok beğenmiş ve bir not- tarih yazmış. Geleneği devam ettirmek şart oldu tabi. Bende not ve tarih yazdım.. Sydney Sheldon isimli bu kadın yazarı da bu kitapla tanıdım ve sonra bir kaç kitabını daha alıp okudum. Günün birinde bir sahafta yazarımızın eski bir kitabını gördüm şöyle arkasını çevirip göz gezdirdim. Arka kapakta yaşlıca bir amca vardı. Meğer Sydney adammış. Syndey diye erkek ismi mi olur yahu Tabi o kitabı da alıp okudum.
Yeniden yakın geleceğe dönecek olursak yeğenim benden kitap tavsiyesi istedi ben de kütüphanede böyle bir kitap vardı 15 yıl önce. O zaman çok beğenmiştim. Duruyorsa al oku dedim. Kitap hala duruyormuş ve arkası bizden sonra okuyan okurların düşünceleri ile dolmuş. Belki 20 not vardı...( Bu arada kitabın adı meleklerin öfkesi idi yanılmıyorsam. )
Kitabımızda gelecek olursak;
Yazar, kadın başarı hikayeleri yazmakta gerçekten muazzam. Kalemi çok akıcı ve sürükleyici. Gayet sert mizaçlı ve diktatör aynı zamanda yakışıklı , çok zeki ve multimilyarder bir baba
Aslında iki tane Harry Stanford vardı... Etrafa para saçan insancıl Stanford ve insanları mahvetmekten zevk alan orospu çocuğu Stanford. Yılan oynatıcısı gibi etkileyici ama bir kobra gibi tehlikeliydi. Iki kişilikliydi...hem yılan oynatıcısı hem yılan...